Taciz iddiası etnik çatışmaya dönüştü

Milliyet Dış Haberler Özel

Müslüman Uygurların Çin'in etnik baskısına defalarca ayaklandığı Sincan özerk bölgesinin başkenti Urumçi'de barışçı bir gösteri kana bulandı. Polisin aşırı sert müdahalesi sonrasında çıkan olaylarda en az 140 kmişi öldü, 828 kişi yaralandı


Video'yu izleyemiyorsanız tıklayın

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bir hafta önce ziyaret ettiği Çin'in kuzey batısındaki Sincan Uygur özerk bölgesinin başkenti Urumçi'de, önceki gün meydana gelen olaylarda, 140 kişinin öldüğü, 828 kişinin yaralandığı bildirildi. Han milliyetinden Çinlilerle Müslüman Uygurlar arasında çatışmalar yaşandığı ayrıca polis ile askerlerin barışçı protesto gösterisi yapan 3 bin kişilik bir Uygur topluluğu üzerine makineli tüfeklerle ateş açtığı ve bu nedenle ölü sayısının artabileceği kaydedildi. Ölen ve yaralananların milliyetleri konusunda bilgi verilmedi. Urumçi'den sonra olayların Sincan'ın öteki büyük kentleri Kaçgar ve Aksu'ya sıçradığı haber veriliyor.

Daha önce çeşitli defalar Çin hakimiyetine karşı bağımsızlık istemiyle ayaklanan Uygurlar ile hükümet güçleri arasındaki son anlaşmazlığın geçen ay Çin'in güneyindeki Guangdong eyaletinde yaşanan bir kavgadan kaynaklandığı ileri sürüldü. Çin dışındaki Uygur derneklerinin temsilcileri, olayların nedeni olarak, 26 Haziran'da Guangdong eyaletine bağlı Shaoguan şehrindeki bir oyuncak fabrikasında meydana gelen kavgayı gösterdi. Kavganın bir Uygur işçi tarafından cinsel tacize uğradığı iddia edilen Han bir kadın işçinin erkek arkadaşı tarafından başlatıldığı belirtildi. Bu kavgada 2 kişi ölmüş, 120 kişi yaralanmıştı.

3 bin kadar Uygur önceki gün akşam söz konusu kavgada resmi makamların Çinlilerden yana tavır aldığını ileri sürererk protesto gösterisi düzenledi. Bazı Uygur göstericiler Han milliyetinden olanlara saldırırken otomobiller ve binalar ateşe verildi. Polisin müdahalesine direnen göstericiler dağılmak istemeyince üzerlerine ateş açıldığı iddia edildi.

Bölgesel yönetimden Wu Nong adlı bir yetkili, 260 araç ile 203 evin yakıldığını söyledi. Polis müdürü Liu Yaohua da birkaç yüz kişinin tutuklandığını ve olaylarda önemli rolü olan 90 şüphelinin arandığını açıkladı. Güvenlik güçleri olayların sorumlulularının kaçmasını önlemek için Şanji ve Turpan semtlerinde kontrol noktaları oluşturdu. Sincan polisi kamyonlar dolusu Alman çoban köpeği getirerek aramalar başlattı.

Sincan valisi Nur Bekri, televizyondan yaptığı açıklamada, olayları ABD'de sürgünde yaşayan işkadını Rabiya Kader'in kışkırttığını öne sürdü. Bekri, "Rabiya, 5 Temmuz'da Çin'de bazı kişilerle telefon görüşmesi yaptı. Web sitesinde kıştırtıcı propaganda yayımladı" dedi. Bir hükümet açıklamasında da olayların dış güçler tarafından çıkarıldığı iddia edildi. Olayların ardından cep telefonlarının kesildiği belirtiliyor.

Eski bir iş kadını olan Rabiya Kader, ulusal güvenliği zedelediği gerekçesiyle 1999'da tutuklanmış ve 2005'te kefaletle serbest bırakılarak tedavi olmak için ABD'ye girmişti.

2.3 milyon nüfuslu Urumçi'de Uygurların Hanlı Çinlilerin hızlı göçü nedeniyle azınlıkta kaldığı ve bu yüzden etnik gerilimin yüksek olduğu bildiriliyor. Resmi rakamlara göre, nüfusu 21 milyonu geçen Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 10 milyon 960 bin Uygur, Moğol ve Hui milliyetlerine mensup vatandaşlar yaşıyor.

İnsan hakları uyarısı

Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Hu Cintao, dün başladığı İtalya ziyaretinin ilk gününde insan hakları uyarısıyla karşılaştı. İtalya Cumhurbaşkanı Georgio Napolitano, Quirinale Sarayı'nda Hu

Cintao'yu kabulü sırasında yaptığı konuşmada, "İnsan hakları konusunda yeni adımlar gerekiyor. İtalya, Çin'in kararlarındaki bağımsızlık ve gerekçelerine azami saygı esası çerçevesinde bu meseleyi de ele alma niyetindedir" dedi. Napolitano'nun Hu Cintao'ya insan hakları konusunda genel bir uyarı yapmakla yetinerek, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki kanlı olaylara açıkça atıfta

bulunmadığı belirtildi.