PDA

View Full Version : Quzey Iraq: Kürtler we Türkmen Haqiqati



ismail cengiz
04-02-05, 07:59
Gece Yarýsý Notlarý / Ýsmail Cengiz
31 Ocak 2005

birinci bölüm



KERKÜK MESELESÝNDE
MÝLLÝ AKSÝYON ORTAYA KONULMALI



30 Ocak 2005 tarihinde yapýlacak Irak Seçimleri, her ne kadar BM gözetiminde yapýlacak olsa bile, demokratik geçerliliðini yitirmiþtir.
Uluslararasý Göç Örgütü (IOM) Türkiye Misyonu dýþ iliþkiler sorumlusu Sandra Khadhouri’nýn “Seçimler için uluslararasý standartlarda bir sürecin hazýrlýðýnýn yapýldýðýný” ifade etmesi gerçekleri yansýtmamaktadýr.
Seçimlere katýlmasý onaylanan 111 siyasi parti ve grup arasýnda iki terör örgütünün de bulunmasý, Irak seçimleri ve demokrasi adýna kara bir lekedir.
Ayrýca seçim listelerinde terör örgütü PKK’ya mensup teröristlerin isimlerinin kaydedilmiþ olmasý BM adýna düþündürü, demokrasi adýna endiþe vericidir.
Irak Baðýmsýz Seçim Komisyonu, silahlarýn gölgesinde ve ABD’nin denetiminde oluþturulan baðýmlý ve taraflý bir komisyondur. Dolayýsýyla seçim kütüklerinin hazýrlanmasýnda ABD ile iþbirliði içinde olan Barzani ve Talabani’nin anti demokratik talep ve baskýlarýna boyun eðilmiþtir.
Nitekim daha bir hafta önce Kerkük bölgesinde yapýlacak seçimlerin bir süre daha ertelenmesi talebinde bulunan Kürtler’in bu tehdidi karþýsýnda ABD yönetimi Kürtlere yeni haklar tanýmýþ ve 23-25 Ocak tarihlerinde toplam 129.000 yeni Kürt’ün isimleri seçim kütüklerine kaydedilmiþtir.
Ayrýca KYP Baþkaný Celal Talabani’nin resmi açýklamasýna göre, “Kürtler; Kerkük konusunda ABD yönetiminden, Ýngiltere Büyükelçisi’nden ve Irak Geçici Yönetimi’nden Kürtlerin Kerkük’e yerleþtirilmeleri, Araplarýn da Kerkük’ten çýkarýlarak eski yerleþim bölgelerine gönderilmeleri konusunda yazýlý güvence” almýþlardýr.
Yazýlý güvencenin anlamý ve verilmek istenen mesaj açýktýr. Kerkük’ün Kürtleþtirilme operasyonu tamamlanmýþ demektir. ABD’nin verdiði yazýlý güvenceyle seçim öncesi Kerkük ve çevresindeki sun’i Kürt yapýlanmasýna imkan tanýmýþtýr. ABD Dýþiþleri Bakanlýðý sözcüsü, geçici Irak Anayasasý’nýn 58. maddesine dayanarak, Kerkük’e yönelik Kürt göçüne Türkiye’nin itirazýna raðmen tam destek vermiþtir. Bunun neticesinde; komþu ülkeler ve baþka yerleþim birimlerinden sistemli seçilde taþýnarak Kerkük’e yerleþtirilen Kürt sayýsý 350 bin civarýna yaklaþmýþtýr. Son üç gün içinde 80 bin, toplamda 129 bin taþýma Kürt’ün seçimlerde oy kullanmasýna imkan tanýnmak suretiyle seçimlere hile karýþtýrýlmýþtýr.
Nitekim, Kerkük Seçim Kurulu, Kerkük’e sonradan yerleþtirilen Kürtler’in seçimlerde oy kullanma haklarýnýn olmadýðýný resmen ilan etmiþ, ancak Kürtler’in “seçimlerden çekiliriz” tehdidi üzerine, kayýtlarýn son günü 129 bin Kürdün seçmen kütüðüne kayýtlarý yapýlmýþ ve akabinde Kerkük Seçmen Kurulu yeniden düzenlenmiþtir.
Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay 2. Baþkaný Orgeneral Baþbuð’un; “Kerkük’ün demografik yapýsýnýn deðiþtirilmesiyle ortaya çýkan tablonun Türkiye açýsýndan endiþe verici olduðunu” ifade etmesi, kaygýlarýmýzda haklý olduðumuzu açýkca vurgulamaktadýr.
Türkiye Cumhuriyeti Baþbakaný Tayyip Erdoðan’ýn ve Dýþiþleri Bakaný Abdullah Gül’ün “Kerkük’te atýlacak yanlýþ bir adýmýn, Irak’ýn geleceðine yönelik barýþý olumsýz etkileyeceði” þeklindeki açýklamalarý, Kerkük konusundaki hassasiyetin, tüm Irak’ýn geleceðini ilgilendirdiðini vurgulamaktadýr.
ABD Dýþiþleri Sözcüsü Richard Boucher, Ocak ayý ortalarýnda, “Bush yönetiminin Kerkük bahsinde Irak Geçici Anayasasý’nýn 58. maddesinin uygulanmasýný desteklediklerini” açýklamýþtý.
Bilindiði gibi Irak Geçici Anayasasý’nýn 58. maddesi, “Saddam Hüseyin zamanýnda deðiþtirilen Kerkük’ün demografik yapýsýnýn eski durumuna dönüþtürülmesine” imkan tanýmaktadýr.
Saddam döneminde Türkmenler’in ezici çoðunlukta bulunduðu Kerkük’ün Araplaþtýrýlmasý için, bölgeye Baas yanlýsý Araplar yerleþtirilmiþti. Dolayýsýyla 58. maddeye göre yapýlmasý gereken sonradan bölgeye yerleþtirilen Araplar’ýn eski yerleþim bölgelerine iade edilmesidir. Saddam döneminde Kerkük’ten çýkarýlan Kürtler’in sayýsý 10 bin kiþiyi geçmemektedir. Bir o kadar Türkmen de Kerkük’ten sürgüne gönderilmiþ veya katledilmiþtir.
Ancak tüm bu gerçeklere raðmen, anayasanýn bu geçici maddesi farklý ve yanlý uygulanmaktadýr. Orgeneral Baþbug’un da ifade ettiði gibi; “bugün Kerkük’te yaþanan durum, deðiþikliðin bu çerçevenin dýþýna çýktýðýný göstermektedir”. Kerkük’e göç ettirilen yüzbinlerce Kürt göçmenin, seçim listelerine kayýt ettirilmesi ve geri kalanlarýn da kaydedilmeye çalýþýlmasý, bölgenin Kürtlere teslim edilmek istenmesinin açýk bir göstergesidir. Ve bu göstergeler, Kerkük ile ilgili seçim sonuçlarýný tartýþmalý bir duruma sokmuþtur. Kerkük’te, seçimlerde Kürtler’in çoðunluk saðlamasý ve sandýktan zaferle çýkmasý kesinleþmiþtir. Bu durumda Kerkük’teki seçimlerin meþruyeti de son bulmuþtur. Nitekim, Kerkük’te yaþayan Araplar da seçimleri boykot etme kararýný almýþlardýr.
Ýsrail, Suriye ve Irak’ýn kuzeyinde getirilerek bölgeye yerleþtirilen ve seçim listelerine kayýtlarý yaptýrýlan Kürtler’in çoðunluðunun % 90’nýn) Kerkük ile hiçbir alakalarý yoktur.
Tüm bu göstergeler varken, Türkmenler’in Kerkük’teki seçimlere katýlmalarý ve oy kullanmalarý, Kerkük’ün legal olarak Kürtler’e teslim edilmesi demektir ki, bu da, tarihi bir vebaldir.
Kerkük’teki Türkmen ve Araplar’ýn seçimlere katýlmamasý halinde seçim sonuçlarýnýn meþruiyeti de asla kabul görmeyecek ve Kerkük’ün Kürtleþtirilmesi operasyonuna aðýr bir darbe indirilmiþ olacaktýr.
Ýþte bu gerçekler ýþýðýnda, sorumluluðumuz gereði; demokrasi adýna, bölge güvenliði ve barýþý adýna tüm siyasi partileri ve Kerkük halkýný Kerkük’teki seçimleri boykot etmeye çaðýrýyoruz. Bilhassa tüm Türkmen parti ve gruplarýný, Kerkük’teki seçimlere katýlma kararlarýný bir kez daha gözden geçirmeye ve seçimleri boykot etmeye davet ediyoruz.
Aksi halde Kerkük’te adil ve kalýcý çözüm bulmak mümkün olmayacaðý gibi, seçim sonrasý kanlý çatýþmalar çýkabilecektir.
Nitekim, Demokrat Parti Baþkan adayý senatör John Kerry’nin Gen.Kur.2. Baþkaný Org. Baþbug’un kaygýlarýný paylaþarak; “yakýn gelecekte Kerkük’te etnik sýkýntýnýn baþ gösterebileceði uyarýsýnda bulunmasý ve Türkiye’nin de çatýþmalarýn içinde çekilebileceðini” ifade etmesi, bölgenin seçim sonrasý ciddi olaylara gebe kalacaðýnýn net bir iþaretidir.
ABD senatörü Kerry’nin itiraf ettiði gibi, seçimlerde Ýsrail’in de desteði ile Kürtler lehine senaryo hazýrlayan ABD’nin bu yanlý ve yanlýþ politikasý, Irak’taki iç kargaþayý durdurma yerine yaygýnlaþtýrmaya hizmet etmektedir. Anlaþýlan bölgede saðlýklý bir seçim yapýlmasý veya ülkenin demokratikleþtirilmesi istenmemektedir.
ABD’nin gerçek niyeti; Irak’taki direniþi bitirmek deðil, aksine tam bir kaos ortamý oluþturmak ve Ýran’a yönelik saldýrý için zemin hazýrlamaktýr.
Çünkü “ABD, Ortadoðu’ya getirmek istediði yeni yapýlanmaya ancak bir kaostan sonra varabileceðini” anlamýþtýr. Türkiye’nin, Ýran ve Suriye’nin kabul edemeyeceði Kürdistan endeksli yeni bir düzenlemeye kendi askeri gücüyle varamayacaðýnýn yeni farkýna varan ABD; önce bir kaos çýkarýp, sonrasýnda bölge ülkeleri arasýnda çatýþmalarý hedeflemektedir. Türkiye’nin de çýkmasý muhtemel iç kargaþa ve bölge ülkeleri arasýndaki çatýþmalara uzun süre duyarsýz kalmayacaðýný varsayan CIA kaynaklý projede; tüm etnik unsurlarýn ve bölge ülkelerinin zaman içinde siyasi ve askeri açýdan zayýflamasý amaçlanmaktadýr.
Ancak ABD, Irak’ta yanlýþ kartlarla yanlýþ bir oyunun içinde olduðunun farkýnda deðildir. Aslýnda tek suçlu ABD deðildir, “Ankara”nýn bu meseledeki vebali, hatasý, vurdumduymazlýðý unutulmamalýdýr. Týpký “Kýbrýs” meselesinde olduðu gibi, Kerkük sorunu da Atatürk’ün ölümünden bu yana yýllardýr sürüncemeye býrakýlmýþtýr. Güçlü ve milli iktidarlar olmadýðý için, bölgedeki etkinliðini kaybeden “Ankara”, ABD’yi yönlendirme, ABD’ye doðru yolu gösterebilme imkan ve fýrsatýný da elinden kaçýrmýþtýr.
Türkmen ve Kürt meselesinde milli politikayý bir tarafa býrakýn, akýlcý siyaset uygulanmamýþ; bölgede Kürtler kadar sayýsal çoðunluða sahip olan Türkmenler’in siyasi, askeri, politik ve kültürel bakýmlardan organize bir toplum olmalarýna imkan tanýnmamýþ; öte yandan Kürtlerin silahlanmasýna göz yumulmuþ, hatta ekonomik açýdan kalkýnmalarýna maalesef yanlýþ teþhislerle destek dahi olunmuþtur.
Özel Kuvvetlerin daðýtýlmasý, komando birliklerinin yetkilerinin azaltýlmasý neticesinde PKK’nýn bölgede askeri ve siyasi açýdan güçlenmelerine imkan tanýnmýþtýr. Güya PKK’nýn kontrol altýnda tutulmasý için de Talabani ve Barzani gibi aþiretlere dolaylý olarak maddi imkan temin edilmiþ ve bölgedeki otoritemiz, Peþmerge aþiretlerinin denetimine terkedilmiþtir. Ve bu þekilde güçlenen Kuzey Irak’taki Kürt aþiretleri, bugün Ankara’ya kafa tutar hale gelmiþtir.
Son iki paragraftaki “acý itiraf”, Kerkük ve Telafer’de yaþananlarý net bir þekilde özetlemektedir. Suçlu sadece ABD deðildir. Kýrmýzý çizgilerin hiçe sayýldýðý, hassasiyetlerimizin zedelendiði gelinen bugünkü noktada bizim vebalimiz aðýrdýr. Genelkurmayýmýz elbette bu meselede taraf olmalýdýr. Ama siyaset üretmek veya istihbarat yapmak bence konunun uzmaný ehil kiþilere býrakýlmalýdýr.
Yalnýz Dýþiþlerimizin deðil, tüm devlet organlarýnýn, sivil toplum kuruluþlarýnýn ve halkýmýzýn; Türkiye Cumhuriyeti’nin milli çýkarlarýna yakýþan bir aksiyon ortaya koymasý þart olmuþtur.


Gece Yarýsý Notlarý / Ýsmail Cengiz
01 Þubat 2005

Ýkinci bölüm


ANKARA KERKÜK MESELESÝNDE
TAVIR KOYMALIDIR


Anti demokratik yöntemler kullanýlarak silahlarýn gölgesinde yapýlan Irak Seçimleri’ne hile karýþtýrýlmýþtýr. Irak’ýn önemli petrol merkezlerinden olan Türkmen yurdu Kerkük’te yapýlan seçimlerde, Erbil ve Süleymaniye’den kamyon ve otobüslerle getirilen 180 bin Kürdün Kerkük’te oy kullanmalarý saðlanmýþtýr.
41 sandalyeli Kerkük Meclisi Seçimleri için Kuzey Irak’tan getirilen Kürtler’e fazladan 10 sandalye kazandýrýlmak suretiyle, çoðunluðu ele geçirmelerine masa baþýnda göz yumulmuþ ve tarihi Türkmen þehri Kerkük’ün Kürdistan þehri olduðu tescillenmiþtir.
Kerkük dýþýndan getirilen Kürtler’in oy kullanabilmeleri için, bir çok sandýkta oy verme iþlemleri 18.30’a kadar devam ettirilmiþtir. Köylerdek, Türkmenler’in nahiyelerde oy kullanmalarý engellenmiþtir.
Yine birçok sandýkta ve Kürt bölgelerinde seçim merkezlerinde görevli ve gözlemciler sadece Kürtlerden oluþturulmuþtur.
Seçimlerin anti-demokratik ve Kürtler’in lehine olacaðý inancý ve kanaatinden dolayý ve güvenlik nedeniyle Türkiye’de yaþayan Türkmen’lerin sadece % 15’i kayýt yaptýrmýþtýr. Mehmet Ali Erbil, Reha Muhtar, Lütfü Kýrdar, Salih Neftçi gibi sayýlarý 10 bini geçen köklü Türkmen aile mensuplarý oy kullanmamýþlardýr.
En geç 10 gün içinde sonuçlarýn açýklanacaðý ifade edilen Irak seçimlerinin sonucu, seçim öncesi ABD yönetimince belirlenmiþtir. Buna göre Þiiler’in oy oraný % 45, Kürtler’in oy oraný % 30, Türkmenler’in oy oraný % 10, Asuriler ve Keldaniler’in oy oraný % 3 ve seçimi boykot eden suni Araplar’ýn oy oraný ise % 12 olarak ayarlanmýþtýr. Bu tabloya göre; 275 sandalyenin 130’u Þiilere, 90’ý Kürtlere, 20’si Türkmenlere, 7’si diðer etnik gruplara ve 28 sandalye de seçimleri boykot eden Sünni Araplara verilecektir. Sandalye daðýlýmýnda % 5 oranýnda Sünni Araplar lehine deðiþikliðin yapýlabileceði ihtimali planlar arasýndadýr.
Her ne kadar Dýþiþleri Bakanlýðý ve Genelkurmay Baþkanlýðý’nýn seçim öncesi Kerkük meselesinde Türkiye’nin milli hassasiyetlerini ve endiþelerini ifade eden beyanlarý memnuniyetle karþýlansa bile, ortaya konulan tavrýn “durum tesbiti”nden öteye gitmediði, oldu—bitti ile Irak’ýn bölünmesine yol açacak Kerkük bölgesinin Kürtlerin hakimiyeti altýna sokma operasyonuna engel olunamadýðý bir gerçektir. Hatta Ankara’nýn bu tespitleri ne ABD yönetimince ne de aþiretler tarafýndan ciddiye alýnmamaktadýr.
Nitekim Talabani, ABD’den aldýðý güçle seçim günü; “Kerkük’ün Kürt þehri olduðunu, Türkler’in Kerkük meselesine karýþma haklarýnýn bulunmadýðýný, aksi takdirde Kürtlerin de Diyarbakýr ve Van üzerinde hak iddia etmeye kalkýþacaklarýný” vurgulayarak Ankara’ya meydan okumuþtur.
Diðer Kürt aþiretinin baþý olan Barzani’nin seçimden bir gün önce söylediði gibi, “Kerkük’ün seçimden sonra “Kürdistan” olarak nitelendirilen Kuzey Irak Kürt Bölgesi’ne baðlanmasý” operasyonu baþarýyla tamamlanmýþtýr.
Ayrýca ABD Dýþiþleri Bakaný Condoleezza Rice, Kerkük’ü Kürtler’e vermek için gizli bir planlarý yada anlaþmalarý olmadýðýný belirterek Kerkük hassasiyetinden dolayý Türkiyenin müdahalesinin bedelinin çok aðýr olacaðýný ifade etmesi konunun önemine iþaret etmektedir. Ne var ki Barzani dün Kürdistan TV’de yayýnladýðý seçim mesajýnda Kerkük meselesine iliþkin onurlu bir anlaþma yapýldýðýný resmen ifade ederek, Kerkük’ün doðal ve yasal olarak Kürdistan bölgesine döneceðini açýklamýþtýr.
Güneydoðu sýnýrlarýmýzýn güvenliðini hatta toprak bütünlüðümüzü yakýndan ilgilendiren bu vahim geliþmeler karþýsýnda Ankara, “durum tespiti”nden önce “milli tavrýný” ortaya koymak durumundadýr.


Gece yarýsý notlarý / Ýsmail Cengiz
02 Þubat 2004

üçüncü bölüm

ANKARA UYAN ARTIK! VATAN TEHLÝKEDE!

Bölgeye demokrasi getirmek amacýyla yapýldýðý belirtilen “Irak Seçimleri”; silahlarýn gölgesinde yapýlan, her türlü hilenin uygulandýðý anti-demokratik ve göstermelik bir seçimdir. Bilhassa Kerkük, Musul, Süleymaniye, Erbil ve Telafer’de ABD ve Ýngiltere’nin desteði ile Kürtler’in lehine sonuçlanabilecek her türlü anti-demokratik önlem alýnmýþtýr.
· 400 bin Türkmen’in yaþadýðý Telafer’de oy kullandýrýlmamýþtýr.
· Ayný þekilde Musul’da bir çok yörede çoðunluðu elinde bulunduran Türkmenler’in oy kullanmalarýna imkan tanýnmamýþtýr.
· Kürtler’in hem Kerkük’te hem de Erbil ve Süleymaniye’de mükerrer oy kullanmalarýna göz yumulmuþtur.
· Kerkük’te köylerdeki Türkmenler’in nahiyelerdeki sandýklara –seçim yasaklarý gerekçe gösterilerek- vasýtalarla gidip oy kullanmalarýna engel olunmuþ, öte yandan seçim yasaklarý hiçe sayýlarak Kürtler’in Erbil ve Süleymaniye’den kamyon ve otobüslerle Kerkük’e taþýnarak oy kullanmalarýna izin verilmiþtir.
· Türkmen köylerine seçim sandýklarý konulmazken, Kuzey Irak’taki Kürt yerleþim birimlerine seçim sandýklarý konulmuþtur.
· Bir çok Türkmen yerleþim birimlerinde ise oy pusulalarý kalmadýðý gerekçesiyle, Türkmenler’in oy kullanmalarýna imkan tanýnmamýþtýr.
· Seçmen sayýsý 450 bin olan Kerkük’te oy kullananlarýn sayýsýnýn 600 bine çýkmýþ olmasý, seçimlerin anti-demokratik olduðunun açýk bir göstergesidir.
· Terörist PKK’nýn iki parti ile seçimlere katýlmalarýna izin verilmiþ olmasý ise bir baþka demokrasi ayýbýdýr.
· Taþýma ve mükerrer oylarla Kerkük’ün Kürtleþtirilmesi operasyonu tamamlanmýþ ve Irak’ýn parçalanmasýnýn önü açýlmýþtýr.
Velhasýl, “Çingenenin çalýp, Kürdün halay çektiði” bu seçimler, demokrasi adýna tarihe kara bir leke olarak geçecektir.
Seçim öncesi ifade ettiðimiz gibi, tarihi Türkmen þehri “Kerkük’ün, Kürt þehri” olarak tescili tamamlanmýþtýr. Daha dün kýrmýzý pasaport vererek kýrmýzý halýlarla karþýladýðýmýz ve karnýný doyurduðumuz Kürt aþiretleri, “Ankara”nýn vurdumduymazlýðý ve desteði sayesinde, bu seçimler sonrasý, Ankara’ya kafa tutar hale gelmiþtir. Diyarbakýr ve Van’a göz koyan Talabani ve Barzani, yakýn günlerde “Devlet Baþkaný” veya “Baþbakan” sýfatýyla karþýmýza çýkarak resmen “toprak talebinde bulunma” cür’etini gösterebilecek konuma gelmiþlerdir.
Seçim sonrasý ortaya çýkan sonuç; “demokrasi” deðil, “terörizm” ve “Kürt ýrkçýlýðý”dýr…
Amerika, Ýsrail ve Ýngiliz üçlüsü; “Kürt ýrkçýlýðýný” bir silah olarak kullanarak Türkiye’yi sindirmek ve bölgede kaos ortamýný devam ettirmek suretiyle, bölgeye yönelik emperyalist emellerini kalýcý olrak sürdürmeyi hedeflemektedirler.
Ancak bu manzara karþýsýnda kaygý verici durum, Irak seçimlerinin getirdiði sonuç deðil, Ankara’nýn basiretsizliðidir.
Seçim sonuçlarýnýn ne olacaðý önceden belli iken, Türkmenler’i sonucu belli olan seçimlere sokan Ankara aðýr bir vebal altýndadýr… Türkmenler’in seçimlerde oy kullanmasýný teþvik eden Ankara, bu tavrý ile Kürt ýrkçýlýðýna hizmet etmiþtir.
Ankara kendi eliyle Kürt Devleti’nin kurulmasýna yasal zemin hazýrlamýþtýr. Nitekim seçim sonuçlarýnýn netleþmesiyle Kürtler, “Güney Kürdistan” tabirini alenen kullanmaya baþlayarak, “Kuzey Kürdistan”ý yani “Türkiye’nin güneydoðusunu” resmen gündeme taþýmaya baþlamýþlardýr.
Seçim öncesi gürleyen Ankara’nýn, herkesin bildiði konularda “durum tesbiti” yapmanýn ötesinde, ciddi bir tavýr ortaya koymamasý “güvenliðimiz” ve “geleceðimiz” açýsýndan endiþe vericidir.
Seçim sonuçlarý ortaya çýkmýþtýr. “Seçimden sonra tavrýmýzý ortaya koyacaðýz” diyen Ankara adeta “þamar oðlaný” haline getirilmiþtir.
Çýkan bu sonuçlardan sonra; “Kerkük’ün demografik yapýsýnýn deðiþtirilmesiyle ortaya çýkan tablo, Türkiye açýsýndan endiþe verici boyuttadýr” diyen Genelkurmay Baþkanlýðý acaba þimdi ne yapabilecektir?
“Kerkük’te atýlacak yanlýþ bir adým karþýsýnda duyarsýz kalýnmayacaðýný” söyleyen Dýþiþleri Bakanlýðý, atýlan bunca yanlýþ adýmdan sonra acaba nasýl bir “duyarlýlýk” gösterebilecektir?
“Irak’ýn geleceði açýsýndan böyle bir yanlýþlýða göz yumulacak olursa, gelecekte olumsuz bir faturanýn bedelini de onlar ödemek durumunda kalýr” diyen Baþbakanýmýz, acaba þimdi nasýl bir bedel ödettirecektir?
Ancak ne acýdýr ki; Ankara’nýn ayak üstü gürleyerek dillendirdiði “hassasiyetlerimiz” ne ABD tarafýndan ne de kendi elimizle besleyip büyüttüðümüz Peþmergeler tarafýndan maalesef ciddiye alýnmamakta aksine dalga geçer gibi çiðnenmektedir. Þamar oðlanýndan farkýmýz kalmamýþtýr. “Kýrmýzý çizgilerimiz” pembeleþmiþtir. Daha dün kýrmýzý çizgimiz olan Kerkük’ü kendi elimizle Kürtlere teslim ettik. Þimdi Kürtler’in kýrmýzý çizgisi Diyarbakýr, Van olmuþtur.
Bugün Kerkük’ü koruyamayan zihniyet, önümüzdeki on yýlda Diyarbakýr’ý nasýl koruyacaktýr?
Siyasilerimizin basiretsizliðine alýþtýk ama 5000 yýllýk þerefli maziye sahip olan Silahlý Kuvvetlerimize ne oldu? Yoksa Süleymaniye’de çuval geçirme operasyonu, son’un baþlangýcý mýdýr acaba?
Neden hep hesap veren konumundayýz? Ankara’da bir babayiðit kalmadý mý?
Nerede “derin devlet”?
Nerede vatan topraklarýna göz koyanlara karþýsýnda “çizmemi getirin” diye kükreyen Atatürk’ün askerleri?
“Ýncirlik”, Amerika’nýn nefes borusu deðil mi? Kapat kardeþim.
“Habur”, Kürtler’in yemek borusu deðil mi? Gýrtlaklarýna basýp, can damarlarýný niçin týkamýyorsunuz?
Güvenlik gerekçesiyle Amerika Irak’a giriyorsa, sen de ayný gerekçelerle Irak’a niye girmiyorsun?
Madem “Kerkük bizim için hayati derecede önemli güvenli sorunu” olduðunu söylüyorsun, öyleyse güvenliðin çöpe atýldýðý gelinen bu nokta karþýsýnda “neden askeri müdahale yapmayý düþünmedin?” diye bu millet sormaz mý kardeþim?
Unutmayýn dayatmalar karþýsýnda sessiz kalmaya devam ederseniz, yarýn size kafa tutan Talabani’yi “Cumhurbaþkaný” sýfatýnda karþýlamak durumunda kalacaksýnýz…
Unutmayýn bugün Kerkük’teki oldu bitti karþýsýnda tavrýnýzý koymazsanýz, yarýn Diyarbakýr’ý masaya getireceklerdir…
Unutmayýn bugün “Güney Kürdistan”ý sineye çekerseniz, yarýn “Kuzey Kürdistan” diye karþýnýza çýkacaklardýr…
Unutmayýn “Kuzey Kürdistan” diye karþýnýza çýktýklarýnda, Türkiye’nin “güneydoðu topraklarý” elinden çýkmýþ olacaktýr…
PKK terör örgütünün iki parti ile seçimlere katýlmasýna izin vererek PKK terörünü legalleþtiren, hileli ve göstermelik seçimlerle Kürt aþiretlerini yasallaþtýran ve Ankara’ya kafa tutacak kadar güçlendiren zihniyetin perde gerisindeki amacýnýn ne olduðu hala anlaþýlmamýþ mýdýr?
Yarýnlarda, 80 bin kiþilik düzenli orduya sahip olan Kürt aþiretleri, ABD generallerini ve Ýngiliz diplomatlarýný yanýna alýp, “Güney Kürdistan Devleti”ni kurduklarýný ilan ederlerse ne yapacaksýn benim güzel Ankara’m?…



Gece Yarýsý Notlarý / Ýsmail Cengiz
03 Þubat 2005

Dördüncü bölüm


KUZEY IRAK ÝLE ÝLGÝLÝ ACÝL KRÝZ MASASI OLUÞTURULMALI

Türkiye’nin yerinde bir baþka ülke olsaydý, geliþen bu olaylar, entrikalar karþýsýnda bu kadar sessiz kalýrlar mýydý? Sanmam. Bizimkiler gibi ayak üstü açýklamalarda bulunmazlardý, ciddi ciddi basýn toplantýsý yaparlardý. Ardýndan “rahatsýzlýk duyduklarýný” açýklamakla kalmazlardý, hemen acil bir “kriz masasý” oluþtururlardý. Mesela Ýran, Suriye ve Rusya’nýn katýlýmýyla bir yuvarlak masa toplantýsý düzenlenirdi. Bu toplantýya gerekirse Çin’i de davet ederlerdi. Atatürk hayatta olsaydý önce çizmelerini giyer sonra da bu dediklerimi hemen uygulamaya koyardý. Yada “Asya Birliði”ni gündeme getirirdi.
Ama bizimkiler ne yapýyor; geliþen olaylar karþýsýnda sadece rahatsýzlýk duyduklarýný ifade ediyorlar o kadar! Dostum Serdar Kuru’nun dediði gibi; ortada sadece “rahatsýzlýk” duymamýzý gerektiren bir durum deðil, bir an önce gerekirse askeri gücümüzle bölgeye müdahale etmemiz gerektiren çok vahim bir güvenlik krizi vardýr.
Kuzey Irak’ta kurulma aþamasýnda olan, geleceðimi tehdit eden, güvenliðimi tehdit eden, toprak bütünlüðümü tehdit eden yeni bir devlet yapýlanmasý karþýsýnda sadece “rahatsýzlýk duymak” yetmez, gereði yerine getirilir! Yeni bir devlet yapýlanmasýndan bahsederken Barzani ve Talabani’nin baþýnda bulunacaðý “Kürdistan Devleti”nden bahsetmiyorum. Çünkü bu iki aþiret reisinin sýfýrdan devlet kurmalarýný saðlayacak bir donanýmlarýnýn olmadýðý ve olmayacaðý bir gerçektir. Bu, sadece görüntüdür. Perdenin gerisinde “Yahudi Kürdistaný” bulunmaktadýr.
Perde gerisinde dönen dolaplarý Serdar Kuru’nun anlattýklarýndan derleyelim:
“Kuzey Irak’ta kurulma aþamasýnda olan devlet yapýlanmasýnýn itici motoru Ýsrail Devleti’dir. Esas yaptýrým gücüne sahip kuvvet ise Amerika Birleþik Devletleri’dir. Bu projenin arkasýnda Amerika’nýn 1996 senesinde Washington’da kurdurduðu Washington Kürt Enstitüsü bulunmaktadýr. Tüm Kürdistan Projesinin arkasýndaki düþünce kuruluþu ve strateji merkezi olarak hareket eden bu kurumun baþýnda da Amerika’nýn atadýðý Mike Amitay isimli bir þahýs bulunmaktadýr.
Ýþin püf noktasý da iþte bu þahsýn ismi etrafýnda düðümlenmekte. Düðümü açtýðýmýzda Mike Amitay’ýn bir Yahudi olduðu görülmektedir. Orijinali “Amittai” olarak yazýlan soyadý Tevrat’ta Yunus Peygamberin babasýnýn adý olarak geçen Mike Amitay, senelerce ABD Dýþiþlerinde çalýþmýþ, pek çok heyetle birlikte defalarca Güneydoðu Anadolu Bölgesi’ne inceleme gezisinde (!) bulunmuþtur. Ve bu inceleme-araþtýrma gezileri (!) esnasýnda bugünkü Kürdistan Projesi’nin kaba taslaðý hazýrlanmýþtýr. Çoðu zaman Avrupa Güvenlik ve Ýþbirliði Konseyi adýna yapýldýðý söylenen bu gezi heyetine katýlanlar Ankara tarafýndan devlet protokolü ile karþýlanmýþtýr. Onlarýn þerefine kurdurduðumuz “ikram sofralarý”nda, ülkemizin bütünlüðünün parçalanmasý senaryolarý tartýþýlmýþtýr.
Avrupa’da faaliyet gösteren Kürt Enstitüsü’nün baþý ve Bayan Mitterand’ýn uzatmalý sevgilisi Kendal Neza, Leyla Zana ve arkadaþlarýnýn da bulunduðu Washington Kürt Enstitüsü; Irak’ýn iþgalinin hemen ardýndan, 1996 senesinden beri özel olarak yetiþtirdikleri yüzlerce çalýþanýný bölgeye yerleþtirmiþtir.
Þu anda “Irak Kürdistaný Programý” adý altýnda açýk açýk faaliyet gösteren “Washington Kürt Enstitüsü” bu iþ için biri Erbil’de diðeri Süleymaniye’de iki ayrý “büro” kurmuþ durumdadýr. “Büro” dan kastedilen küçük ofisler deðil, her türlü teknoloji ile donatýlmýþ ve bizzat Amerikan askerleri tarafýndan korunan “büyük tesisler”dir. Bu operasyonun baþýna atanan þahýs ise Christian Gessner’dir. Bu kiþinin Erbil cep telefonu 760 1539, Süleymaniye cep telefonu 752 7115’dir.
Kuzey Irak’ta 1997 senesinde “Kürtçe Dil Kurslarý” adý altýnda “özel eðitim seanslarý” düzenleyerek faaliyete geçen Enstitü, aslýnda bu kurslarda Kürtçe öðretilmiyordu. Kuzey Irak, Avrupa, Türkiye, Suriye ve Ýran gibi ülkelerden seçilen yetenekli Kürtler bu kurslarda; iþgal sonrasý yapýlacak operasyon için özel olarak tetiþtirilmiþlerdi. Oylarýn nasýl deðiþtirileceði, mükerrer oylarýn nasýl kullanýlacaðý, nüfus kayýtlarýnýn nasýl sabote edileceði, evrak sahteciliðinin nasýl yapýlacaðý, göçmen kaydýrmalarýnýn nasýl oluþturulacaðý gibi “ince iþler” öðretildi. Yani “Irak seçimleri” esnasýnda yaþadýklarýmýz, yýllar önce özel olarak yetiþtirilenler tarafýndan gerçekleþtirilmiþti.
Yine bu Enstitü bünyesinde açýlan “özel okullar”da eðitim alanlar ise, kurulacak Kürt Devleti’nin ihtiyaç duyacaðý bürokrasiyi oluþturmak üzere yetiþtirilmiþlerdir.
Velhasýl Yahudi Kürt Devleti’nin kurulmasý için 1996 yýlýnda düðmeye basýlmýþ, 1997’de nazari ve pratik uygulamaya geçilmiþ ve kukla devletin elemanlarý Yahudi Mike Amitay’ýn gözetiminde özenle yetiþtirilmiþ ve önemli noktalara da atamalarý gerçekleþtirilmiþtir. Dolayýsýyla Barzani ve Talabani sadece görüntüden ibarettir. Bölgede oluþturulmaya çalýþýlan devlet yapýlanmasý tamamiyle Amerika ve Ýsrail’in kontrolü altýnda olacaktýr.
Serdar Kuru’nun parmak bastýðý önemli nokta ise, temeli ve kabasý atýlan Kürt yapýlanmasýnýn AB üzerinden þekillendirileceðidir. Avrupa’da etkin olan PKK üyesi ve Bayan Mitterand’ýn uzatmalý sevgilisi Kendal Neza’nýn Washington Kürt Enstitüsü yönetim kurulu üyesi olmasý bunun bir göstergesidir. Ýkinci gösterge ise AB Uyum Yasalarý’nda görülmüþtür.
Tüm bunlarýn dýþýnda ABD’nin PKK üslerinden ve Kuzey Irak’tan seçerek topladýðý ve ABD’ye götürüp özel olarak eðitim verdiði ve ABD vatandaþý yaptýðý 5000 kiþilik özel birliðin de Irak’ta konuþlandýrýldýðý gerçeðini de bu çerçevenin içine koyduðumuzda karþýmýza çýkan manzara, sadece “rahatsýzlýkla” geçiþtirilebilecek bir manzara deðildir. Anadolu’daki “milli irade”ye elbette ihtiyaç duyulacaktýr ama, öncelikle Ankara’da eðer kaldýysa “siyasi irade” masaya yumruðu vurmalý ve iþin gereði malum usullerle yerine getirilmelidir.
Sahi Ankara uyuyor mu? Ayakta kalan birileri var mý acaba? Uyan Ankara! Uyan!


Yorum : Ýsmail Cengiz / Türk Dünyasý Diyalog Platformu Baþkaný
ismailcengiz@superonline.com 0533.715 15 90

Not: Bu yazý tüm yazýlý ve görsel basýnda kullanýlabilir.
Tamamiyle veya kýsmen alýntý yapýlabilir.

neshter
05-02-05, 11:41
heyyyyyyyyy!gacha............qilidighan ishing yoq yoqmu??? sendek bir wetensiz lalmigha kuzey iraqta ne ishing war??????devooooooooooooooooooolllllllllll!!!

Qis-kotungni
05-02-05, 12:46
Bu "Ýsmail Cengiz" digen kim nime bu ?
Qalmaqmu yaki Turkmu ?

bilmek
05-02-05, 10:42
Bu yazghanliringni ishlitish uchun bir adam chushunishi kirek. chushenmigen nersini kim ishletsun.

kurdoglu
08-03-06, 04:23
tu lı wan qurre kera meze çı dıbe diya teda dınnım haaa
kuzey kurdistan dan şÃ¼phen mi var pezevenk burası bin yıldır kuzey kürdistan ta karadenize kadar orası güneu kürdistan
akıllı konuş dalaaana tükürürler orda

Unregistered
10-03-06, 03:07
tu lı wan qurre kera meze çı dıbe diya teda dınnım haaa
kuzey kurdistan dan şÃ¼phen mi var pezevenk burası bin yıldır kuzey kürdistan ta karadenize kadar orası güneu kürdistan
akıllı konuş dalaaana tükürürler orda
ffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffffff