PDA

View Full Version : YALGHAN TARÝH KITAPLIRI BILEN HEQÝQETNÝ BURMÝGHÝLÝ BOLMAYDU!!



Tarihchi
03-02-05, 10:46
Hitayla hazirgha qeder sherqi Turkistan Tarihi heqqide bir qanche kitap yazdurghan. LÝKÝN BU KÝTAPLARNÝ hichkimmu oqup qoymidi.Hitaylar halisa bir emes ming tal kitap yazdirsun yenila mehsidighe irishelmeydu! Miningche hitaylar sherqi turkistanning tarihini burmulash arqiliq bir netijighe irishishni oylimaqta. hitaylar bu kitaplarni yazdurush arqiliq peqetla dunyadin hewiri bolmighan ehmeq ademlerni aldiyalishi mumkin!
Bu hitaylarning tehiche bigizning qapta yatmaydighanliqidek heqiqetni uginelmeywatqanliqigha heyranmen!Sherqi Turkistanning heqiqi tarihi heqiqi tarihchilar teripidin putunley tarihi pakitlargha asesen yezilmaqta.tarihni tarihchilarning yazghini tuzuk!Hitayning yitishturgen tarihchiliri peqetla zalim hitay hukumitining sepsetillirini yezishtin bashqini bilmeydu!
Nimimu qilalaydu quyash aldida
Vilildap yanghuchi ajiz jin chiraq!

Tarim Yilpizi
03-02-05, 11:30
Uyguristan ve Büyük Uygur İmparatorluğu




Aslında, tarihi ve sosyolojik bakımından bu aşamaya ulaşmış, belirli nitelik ve şartları hazırlamış, özadıyla devlet hatta dünyada bilinen en büyük imparatorluk kurmuş; kendine özgü kültür yaratmış; Uygur halkının ana yurdunun " Uygurili ", " Uyguristan " veya "Uyguriye" olarak adlandırılması hiçbir ispat istemeyecegi ve kimsenin inkar edemeyecegi doğal bir hadisedir.
Bu konu, klasik tarihçilerin bakış açısından değerlendirme yapıldığında da James Churchward 'ın Uygurlar hususundaki çarpıcı iddialarının bir tesadüf değil, bir tamamlayıcı olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Uygurlar, merkezi Asya 'da yaşamış, bir kaç bin yıllık yazılı tarihe sahip en eski medeni halklardan biridir. Onlar 8.000 yıl önce, şimdiki Sibirya, Altay etekleri, Moğol bozkırları, Cungariye havzası, Tarım havzası ve Yedisu 'dan ibaret bu geniş coğrafi bölgelerde sanki yıldızlar gibi dağılmış olan bir topluluktur. Bütün Orta Asya, Uygurların ana vatanıdır. ( 1 )
Uygurlar, Oğuz Han 'ın öz kavimidir. Oğuzlar, Oğuz Han 'ın 24 torunundan inmişlerdir. Türk dünyası, Oğuz Han 'ın yaptığı büyük fetihler neticesinde meydana gelmiştir. ( 2 )
Uygurlar, ihtimal Hunlarla birlikte veya daha önce Doğu Avrupa 'ya gelen bir topluluktur. Ogur, Yugur, Uygur adları aynı kelimenin muhtelif şekilleridir. Beşogur 'dan Bulgarlar; Onogur 'dan Macarlar; Ugur 'dan Fin Ugur zümresi meydana gelmiştir. Asya ve Doğu Avrupa 'nın bu kadar geniş sahalarında tarihen malum olan ve olmayan devirlerde yayılmış olan bu Ogur, Yugurların isimleri Miladdan önceki devirlerde Türk isminin yerini tutan isimlerdir. Hunlar,Uygur, Ugra, Hungıra adlarıyla Avrupa 'ya kadar ulaşmışlar. Şimdi Macar veya Macaristanlılar diye adlandırılanlar tam olarak bunların evladıdır. Önceki Hunlar, sonradan Uygurlar olarak adlandırılmıştır. ( 3 )
Uygurlar, Türk halkları içerisinde uygarlık gelişmesi başından beri yazılı belgelerden kesintisiz olarak takip edilen tek halktır. ( 4 )
Uygurlar, tarihte adı bilinen, kendilerine has bir alfabeleri ile şÃ¶hret kazanmış en eski medeni Türk topluluğudur. Türkçedeki medeni sözcüğünün karşılığı da işte bu " Uygur " kelimesinden esinlenilerek sonradan " Uygar " olarak türetilmiştir. ( 5 )
Uygurlar, tarihte çivi matbaa tekniğinin icadından 200 yıl önce, oyma matbaa tekniğini kullanan halktır. ( 6 )
Uygurlar, 1.200 yıl önce, Tuhri dilinde yazılan 27 perdeli tiyatro - Maytrisimit 'i tercüme ederek, dünya tarihinde ilk defa bir sahne eseri yaratmış halktır. Dünyanın en eski kitabı olarak bilinen bu eser, şuan Berlin Bilimler Akademisi 'nde saklanmaktadır. ( 7 )
Uygurlar, en eski çağlardan beri hukuki vesikalar kullanan, düzenli bir devlet arşivine sahip olan, ileri derecede gelişmiş bir halktır. Uygurlardan kalan en eski hukuki belgeler arasında, toprak satışı, kira, evlat edinme, borç sözleşmeleri, vergilere itiraz dilekçeleri ve vasiyetnameler yer almaktadır. ( 8 )
Uygurlar, 840 yılında Orhun sahasından ayrılıp Beşbalık ve Koço mıntıkasına yerleştikten sonra ziraatçi ve tüccar bir millet olarak yaşamış bir topluluktur. ( 9 )
Uygurlar, X - XII yüzyılları arasında Karahanlılar döneminde gelişen ekonomik ve kültürel hayatın ürünü olarak, bir Ebu Nesir Muhammed Farabi 'yi, bir Yusuf Has Hacip 'i, bir Kaşgarlı Mahmud 'u, bir Ahmet Yasevi 'yi, bir Mahmut Tarağay Oluğ Bik 'i, bir Şeyihzade Atayi 'yi, bir Ebeydullah Lutfi 'yi, bir Ebu Yakup Ababekri 'yi, bir Ali Şir Nevayı 'yı, bir Ahmet Yuknedi 'yi yaratmış topluluktur. ( 10 )
Uygurlar, Christper Columbus 'dan 265 sene önce ( yani 1233 ' te ) Amerika kıtasını keşif eden topluluktur. ( 11 )
Uygurlar, XIII. asırda dünyayı istila eden Moğol İmparatorluğuna, medeniyet üstünlüğü ile Uygur yazısını imparatorluğun resmi yazısı olarak kabul ettiren, aynı zamanda, damga tüzüğü ve devletyöneticiliğini öğreten halktır. ( 12 )
Yuan Sülalesi yani Moğol İmparatorluğunun kuruluşunda katkıda bulunan önemli Uygurları şÃ¶yle sıralamak mümkündür
1. Cengiz Han 'ın mührünü tutan Tatantunga;
( Yuan sülalesi tarihi ) 124. cildinde Tatantunga hakkında şÃ¶yle bir malumat verilmiştir :
" Tatantunga zeki, konuşkan, kendi dilinin ustası olan bir Uygurdur. Nayman Han onu üstat bilerek altın mührü elde tutma, para ve erzak işlerini idare etme görevini vermiştir. Yuan Tai Zu ( Cengiz Han ) Naymanları mağlup ettiğinde Tatantunga mührü alarak kaçmıştır. Yakalandığında Cengiz Han ile arasında şÃ¶yle bir diyalog geçmiştir.
Cengiz Han : Tayanhan 'ın halkı ve toprakları şimdi bana ait oldu, sen mührü alıp kaçarak ne yapmak istiyorsun ?
Tatantunga : Ben görevimi ölene kadar yerine getireceğim, mührü sahibine teslim edeceğim, başka kötü niyetim yok.
Cengiz Han : Sen çok samimi, vefakar bir insanmışsın. Peki bu mühür nerede kullanılır ?
Tatantunga : Para veerzak hesaplarında, hizmet tayininde ve başka tüm resmi işlemlerde güvence belgesi olarak kullanılır.
Cengiz Han çok memnun kalmış ve onu yanına alarak çalıştırmış. Şuandan itibaren emir fermanlarda mühür kullanılmaya başlamıştır. Mühür eskisi gibi Tatantunga 'ya teslim edilmiştir.
Sonra Cengiz Han : " Sen kendi devletinin yazısını iyi biliyormusun ? " diye sormuş. Tatantunga da çok iyi bildiğini söylemiş.
Bundan etkilenen Cengiz Han bir ferman çıkartıp ona tüm prenslerine Uygur yazısıyla Moğol devlet dilini ifade etmenin yolunu öğretmeyi emretmiştir ( 13 )
2. Yuan Sülalesinin kurucularından biri, Kubilay Han 'ın genel kurmayı, Adliye Bakanı, ünlü general, " Tuhpekar Vezir ", " Devlet Dereği ", " Changsha Kralı ", " Jiangling Kralı ", " Saray Ustası " gibi ünvanların sahibi - Arık Hıya ( Uygur kaynaklarda İli Kaya );
3. Kubilay Han 'ın Deniz Kuvvetleri Komutanı - İl Okmış ( Uygur kaynaklarda El Yığmış ) ve Nesirdin [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 194. cilt ]
4. Yuan Sülalesinin medeniyet tarihinde özel mevkiye sahip ünlü yazar, şair, ressam, sanatçı, müzisyen, askeri uzman ve saray öğretmeni - Guan Yunşi [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 143. cilt ]
5. Kubilay Han 'ın eğitim, siyasi, hukuk ve Buda dini danışmanı - Arkun Sarı ( Uygur kaynaklarında Argun Sali ) [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 197. cilt ]
6. Cengiz Han çadırının baş koruması, Ogday Han 'ın Pekin Valisi - Seyid Jelil Şemseddin Ömer; [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 125.cilt ]
7. Kubilay Han 'ın Maliye Bakanı - Ahmet [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 205. cilt ]
8. Kubilay Han 'ın sol kol veziri, devlet sözcüsü, adliye mahkemesinin baş savcısı - Sangi;
9. Yuan Sülalesinin sol veziri, İdikutu Uluğ Uygur İlinin Hanı Timur Buka
8. Yuan Wenzong Han 'ın Shanxi, Sichuan, Yunnan, Shanghai, Zhejiang, Zhengyuan, Yuxing bölgelerinde teftiş bakanı - Şemşidin [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 190. cilt ]
9. Yuan Renzong Han 'ın en güvenilir bürokratı, Tapu işleri ve halkla ilişkiler daire başkanı - Danişmen;
10. Ogday Han' ın İran valisi - Nesturian Uygurlarından Körkor ( onun oğlu Irak ve Azarbeycan 'ı idare etmiş );
11. Ogday Han 'ın Huaizhou, Mengzhou, Henan gibi 28 kasaba aymağa Başbuğ ve Darğaçı, savaş önderi - Turşavul İsmayil Yalvaş [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 120. cilt ]
12. Yuan Sülalesinin askeri cephane uzmanı, Uygur Topu 'nun mucidi - İsmail ve onun oğlu Bubo, İbrahim, torunu Yakup [ (Yuan Sülalesi Tarihi ) 203. cilt ]
13. Yuan Sülalesinin ünlü sanğunu (general ) İdikutu Uluğ Uygur İlinin Hanı - Barçuk Art Tekin,
14. Kubilay Han'ın müşaviri, ünlü tercüman - Ensari
15. Kubilay Han devrinin ünlü tarihçileri, Song, Liao ve Jin sülaleleri tarihinin yazarları - Kangli Tutu, Saraban, Sakya Kaya
16. Kubilay Han devrinin ünlü mimarı, Başkent Hanbalık ( şimdiki Beijing ) ve Qing Huang Dao 'nın inşaat projesinin yaratıcısı - Ehteridin [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 8. cilt ]
17. Kubilay Han devrinin ünlü Astroloğu, Ãœstünbalık İslam Rasathanesinin sorumlusu ( Çok Halkalı Alet ), ( Yönlendirme Aleti ), ( Yatay Boylam Aleti ), ( Gök Küresi Aleti ), ( Yer Küresi Aleti ), ( Gece Gündüz Vakit Aleti ) gibi yedi çeşit astronomi aletinin ve ( Onbin Yıllık Takvim ) 'in mucidi, aynı zamanda ünlü tarihçi - Camalidin [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 90. cilt ]
18. Yuan Sülalesinin ünlü ziraat mühendisi, ziraat ansiklopedisinin yazarı Luminşen ( Tömür Tüvrük ) [ ( Yuan Sülalesi Tarihi ) 192. cilt ] ( 14 )
Uygurlar, Moğolların Türkleşmesinde önemli rol oynayarak, Çağatay ve Özbek Türklerini ortaya çıkaran topluluktur. ( 15 )
Uygurlar, M.S.1616 -1911 yıllarında, Çin 'i 300 sene idare eden Mançorlara da Uygur Yazısını benimseterek, Çinlilerle prestij yarışına giren topluluktur. ( 16 )
Çin kaynaklarına göre, Uygurlar Milattan takriben üç yüz yıl önce, Sibirya 'nın Baykal Gölü ile Orta Asya 'nın Balkaş Gölü arasındaki sınırsız yaylalarda yaşayan "Ding Ling" "Tie Li" "Qi Li" "Di Li" ( Toluslar ) "Gao Che" ( Yüksek Arabalılar ) denilen çoban kabilelerinin bir kısmıdır. Milattan sonra 4. yüzyılda Doğu Tie Li 'ler tedrici halde Orhun Nehri havzasına göç etmiştir. 6 kabileden oluşan Tie Li 'lerin içindeki " Yuan He " kabilesi Uygur adının Çince tercümesidir. Sonraki Çince kaynaklarda bu ad Wu He, Wu Hu, Hui He, Hui Gu, Wei Wu Er olarak geçmiştir. ( 17 )
Uygur dilinde "Uyğur" olarak telaffuz edilen bu kelime, hiç kuşkusuz " uy " ile " ğur " un birleşimidir. " uy ", " uymak " fiilinin köküdür, " uyuşmak ", " münasıp gelmek ", " sertleşmek ", " katılaşmak ", " sımsıkı yapışmak ", " yerine oturmak " gibi anlamlardadır. " ğur " ise kelime yapıcı ektir. Uygur dilinde bu gibi eklerden 155 tanesi, ayrıca kelime türeme eklerinden 142 tane vardır. Mesala : " uçkur " ( iyi uçabilen ), " sezgür " ( sezgi yeteneği yüksek, hassas ), " ötkür " ( iyi kesen, keskin, zeki, kafası iyi çalışan ) vs. ( 18 ) Dolayısıyla, " Uyğur " kelimesi " uyuşabilen ", " ittifaklaşabilen " anlamındadır.
«Uygur» adının tercümesi ve anlamı hususunda eski Çinli tarihçilerden Da Wei şÃ¶yle ilginç bir şiir yazmış : « » Diyor ki : « Değiştirmek istemiştim, Hui He 'yi Hui Gu diye, kılığından çıktı ‘Şahin’ doğrusu Wu Yu Gu diye » ( 19 )
( Dolayısıyla, günümüzde «Uygur» adının Çin dilinde « - Weiwuer » değil, « – Uyiguer » olarak tercüme edilmesinin daha cazip olacağı kanaatindeyim.)

Uygurili - Uyguristan

Uygurların ana yurdu olarak bilinen Uygurili yani Uyguristan, farklı bilim adamları tarafından farklı açılardan farklı şekillerde değerlendirilmiştir.
Prof. Dr. A. Zeki Velidi Togan 'a göre :
840 senesinde bu Uygurlar Yenisey ( Kem ) havzasındaki Kırgızlar tarafından tazyık olunarak bir kısmı memleketin garbi kısmında, eskiden de hanedanın garbi zümresinin merkezi olan Beşbalık ve Koçu şehirlerinde, yani şarki Tiyanşan'da yerleştiler. Diğer bir kısmı da Çin'in hakimiyetini kabul ederek şimaligarbi Çin'de, Kansu vilayeti hududunda yerleştiler. Şarki Tiyanşan mıntakası bu zamandan itibaren asıl Uygur memleketi Uyguristan addedilmiş oldu. Burada Uygurlar manihezimden ziyade budizm tesirine düştüler, müstakil hakimiyetleri 13 üncü asırda Moğullar devrine kadar devam etti. ( 20 )
Dr.Rıza Nur 'a göre :
Orta asya ve Sibirya'nın geniş steplerinde Türk urukları arasından ayrılarak daimi vatan tesis etmek üzere cenuba yürüyen ilk Türk kabilesinin Uygurlar olduğu muhakkaktır. Uygurlar şarkta Çin'in Kansu eyaleti ve Gobi çolü, Tibet ve Koenlun dağı; garpta Pamir yaylası; şimalde Cungariye kıtası ve Altay dağlarının cenubi ayaklarıdır. Uygurlar bu son istikamette diğer Türklerle irtibat ve münasebette kaldılar. Uygurlar'ın merkezi bugünkü Kumul, Turfan ve Karaşehir civarıdır. Daha sonra bilhassa Kaşgar, Semerkant, « Karşi » de Uygur idi. O halde Uyguristan; bugünkü Şarki Türkistan ve Çin Türkistanıdır. ( 21 )
Japon tarihçilerinden Oda Juten 'e göre :
Batı Uygur Krallığı'nın toprağı, doğu Tianşan sıralarının kuzey ve güney eteklerine kadar uzanıyordu. 840 'dan sonra, göçebe Uygur İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla, Mongolia ( Moğolistan ) 'dan çok sayıda Uygur buraya gelip, yerleşik hayat biçimini seçtiler. Türk olmayan yerli halklar bu ezici acemilerin Türkçe dilini öğrendiler. Neticede, Uyguristan denilen bir devlet meydana geldi. Bu devlet, Çin ile İç Asya arasındaki nakliyat ve ticaretin önemli aracı bölgesi haline geldi . Doğu ile batı arasındaki kültürel alış - verişin köprüsü oldu. Manihistler, budistler, nastorianlar ve başka dindekiler, Uygur Alfebesi denilen bu Türkçe ile konuşmaya ve yazışmaya başladılar. Onlar, Moğol İmparatorluğunun erken dönemlerinde büyük kültürel etkinlikler sarfettiler. Moğol dili, Uygur alfebesi ile yazılmaya başladı. Ama, Uyguristan, Moğol istilasıyla yıkılmaya yüztuttu. Bilhassa 1260' dan sonra, 40 sene devam eden Kaido İsyanından dolayı çok zararlar çektiler. Uygur Kraliyet ailesi, gerçi, İdikut unvanı taşısa da, başka güçlü saltanatlara Çin'in kuzeybatı bölgesine sığındılar. ( 22 )
Prof. Dr. Osman Fikri Serkaya 'nın araştırmalarına göre, Cengiz Han Tarihi Tercümesi olarak adlandırılan bu 156 sayfalı eksik metin, 1.Turfan seferi sırasında A. Grünvedel tarafından Bulayıkta bulunmuş ve Berlin 'de Museum Für Indisch Kunst ( Dahlem ) 'de I.B.3116 numara altında korumaya alınmıştır. Sonra 2. Dünya Savaşı sırasında ortadan kaybolmuştur.
Metnin 1 ( la ) 1 -11 satırlarında diyorki: "Türk ve Moğul beylerinin gönlüne hoş gelsin diye Cengiz Han Tarihini Cihan - Güşay tarihlerinde tercüme edip, sözün aslı elde edildi. Bilmen gerekirki, Moğul ili ile Türk ulusunun aslı bünyesi birdir. Başta gelen yerleri kadimdan beri belli olan ovalar, dağlardır. Rus 'a, Kıpçak 'a, Çerkes 'e, Kaşgar 'a, Bulgar 'a, Talas 'a, Sayram 'a, İbir - Sibir 'e, (An) karamüren 'e, Türkistan, Uyguristan ve Nayman 'dan ibaret bu üç vilayetin ovaları ve çölleri ile Kök irtiş 'e, Kara - kurum 'a, Altay 'a, Orhun müren 'e kadar ulaşır. ( 23 )
Halbuki, Uyguristan adı Reşideddin, Dr. Emel Esin, Prof.Dr. Mehmet Saray, Andrew D.W. Forbes 'lerin eserlerinde ve Türk Tarihi Ansiklopedisi, Hayat Ansiklopedisi ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders kitaplarında da aynen geçmektedir.

Uygur Devletleri :

Bilindiği gibi, Uygurların bu topraklarda kurdukları değişik tarihi hakimiyetleri, değişik bilim adamları tarafından farklı şekilde ifade edilmiştir. Çin kaynaklarına göre Huigu Guo, Arap kaynaklarına göre Mülk-ül Uyğuriye, Bartold 'a göre Uyguria, Oda Juten 'e göre Uyguristan, Colin Mackerras 'a göre Uighur Empire, Kaşgarlı Mahmut 'a göre Uygurili, başka Türk ve Uygur kaynaklarında ise, Uygur Hanlığı, Uygur Hanedanlığı, Uygur Kağanlığı, Uygur Hakanlığı, Uygur Devleti olarak kayda geçmiştir.
Prof. Dr. Zeki Velidi Togan 'a göre : "Tokuzoğuz - Uygurlar 'ın başında bulunan Hakanlar önceleri Moğulistan 'da Orhun havzasındaki Karabalgasun şehrini paytaht edinerek 745 - 840 seneleri arasında tam yüz yıl hükümet sürdüler. Bunların buradaki hükümdarlarından marufları Moyunçur ( 745 - 759 ) ve Bögü Kağan ( 759 - 780 ) dır ki bu sonuncusu 763 de Mani ( manihaizmi ) kabul ederek bu dinin Orta Asya 'nın şarkında geniş mikyasta intişar etmesine sebep olmuştur." ( 24 )
Colin Mackerras 'a göre, Uygurlar Moğolistan 'ın Karabalgasun şehrinde irnparatorluk kurduğu dönemlerde, Dokuz Türki - Tieli konfederasyonunun lider kabilesi oldular. Uygur adı da bütün konfederasyonlar için kullanılmıştır. Orhon nehrinin üst kıyılarına yerleştiği dönemIerde İyice güçlenmiştir. Cesaretli hükümdarlarıyla Orta Asya'daki diger güçlü halklar arasında idari üstünlüğe ve önemli mevkilere ulaşmıştır. ( 25 ) O devirlerde, Orta Asya'da Uygurlardan başka nüfuz sahibi bir boy kalmamıştır. ( 26 )
Liu Zixiao 'ya göre, " Milattan sonra 745 yılında Türk Hanedanlığından Bolmiş Kağanı Uygurlar tarafından mağlup edildi. Gurbala Karluk kabilesi ile birleşerek kendini " Kutluk Bilge Kul Kağan " diye ilan ederek Uygur Hanedanlığını kurdular. "
"Uygur Hanedanlığının sınırları doğuda Xing An Ling ( Hingan ) dağları, batıda Altay dağı, kuzeyde Sibirya 'nın Baykal gölüne kadar olan bölgeleri, güneyde ise Tang sülalesiyle sınırlıydı. Demek eski Doğu Türk Hanedanlığının egemenliğindeki toprakların çoğunluğu Uygur Hanedanlığının egemenliğine geçti. Sibirya 'da Baykal gölünün güneyine yerleşen Tuba kabilesi, Baykal gölünün batısına yerleşen Korıkan kabilesi, Yinsey nehrinin yukarı kıyılarına yerleşen Kırgız kabilesi, Altay dağı eteğine yerleşen Karluk kabilesi, Tian Shan ( Tanrı dağı ) 'nın kuzeyine yerleşen Sart kabilesi, Yin Shan dağı eteklerine yerleşen Tanğut ve Tuyuhun kabilesi, Xing An Ling dağlarının doğusuna yerleşen Şirvi, Şi ve Kıtan ( Hıtay ) kabileleri Uygur Hanedanlığının egemenliğine girdi. " ( 2'7 )
Uygurlar, M.S.850 - 1212 yılları arasında, ilk Müslüman Türk Devleti olarak bilinen Karahanlılar Devletini kurmuş halktır. Bu devletin esas nüfusu olan Yağmalar ve Karluklar - Kökart ( Pamir ) Uygurlarıdır. Bu devletin Kurucusu Sultan Saduk Buğra Han 'dır. ( 28 )
Uygurlar, M.S.866 - 1335 yılları arasında, Adız kabilesinin iştiraki ile Beşbalık 'da, Uygur İdikut Hanlığını kurmuştur. ( 29 )
İdukut Büyük Uygur Devleti 'nin Hanı Timur Buğa 'dır. ( 30 )
Beijing Tarih Müzesinde saklanmakta olan 11 yerinden mühürlenerek Mani tapınaklarına yollanmış bir İdikut belgesinin mühründe devletin adı " " yani " İdikut Büyük Uygur Devleti " olarak yazılmıştır. ( 31 )
Sung Sülalesinin elçisi Wang Yendi 'ye göre, İdikut 'un arazisi güneyde Yu tian ( Hoten Kiriye ), güney batıda Da shı ( Arabistan ) ve Bo sı ( İran ), batıda Xi tian ( Hindistan ), Bu lu sha ( Bu Iu Çölü, Uyğurlar'ning Kiskiçe Tarihi adlı eserde 'Pişavur' ), Xue shan ( Karlı dağ ) ve Dong ling ile çevrilmiştir. ( 32 )
Uygurlar, M.S.8'70 -1035 yılları arasında Hexi Koridorunda yaşayan Yağlakar kabilesinin iştiraki ile, Şimdiki Gansu eyaletinin Zhang Ye kentinde Uygur Kengsu Hanlığını kurmuş halktır. ( 33 )
Nihayet, bu kadar geniş topraklarda 200 sene hüküm süren muhteşem devtet, 840 senesinde ortadan kalkmış, Uygurlar üçe bölünerek " göç etmek zorunda kalmıştır ". Peki. yenilgiden sonra bu duruma düşen Uygur kabileleri nasıl oldu da aşağı yukarı aynı tarihlerde batıda Karahanlılar Devletini ( 850 - 1212 ), doğuda Idikut Devletini ( 866 -- 1335 ) , Hexi Koridorunda Uygur Kengsu Hanlığını ( 870 -1035 ) kurabildiler ? Eğer Orta Asya 'da eski tarihlerden beri Uygur kabileleri yaşamamış olsaydı, " iflas eden göçebeler " aynı tarihlerde " başka yurtlarda " devlet kurabilir miydi ?
Çin kaynaklarına göre, Uygurlar Tang Sülalesinin başlangıç dönemlerinde ( M.S.618 yılları ) yaklaşık bir milyon nüfusa, 130 bin kişilik askeri güce sahip olan bir halktır. Dolayısıyla, 663 yılındaki savaşta, Tang Sülalesinin Jing Rentai, Liu Xinli ve Xue Rengui kumandanlığındaki 100 bin kişilik ordusu Uygurlar tarafından mağlup edilmiştir. ( 34 ) Zaten Uygurlar, Hui Hui Pao ( Uygur Topu ) 'nu icad ederek, Song Sülalesi 'nin cephane kamusunda askeri teknik alanındaki mucizeleri dile getirilmiş bir halktır. ( 35 )
Feng Jiasheng'a göre, Uygur nüfusu 1766 yılında ancak 66.871 aile yani 262.078 kişidir. ( 36 ) Yuan Qingli 'nin resmi hükümet kaynaklarına dayanarak verdigi bilgilerden Uygurların nüfusu 1954 yılı 3.667.000, 1984 yılı 6.170.000 olarak saptanmıştır. ( 37 )
O halde, 1954 - 1984 yılları arasındaki yıllık ortalama doğal büyüme oranı % 1.75 demektir. Şayet, Feng Jiasheng 'ın verdigi rakam, Yuan Qingli 'nin göstermek istemedigi bu oranla hesaplandıgında 1993 yılı I3.450.648, 2000 yılı 15.187.425 kişi olması gerekir. Şayet Liu Zixiao 'ın verdigi rakam Yuan Qingli ' nin verdigi oranla hesaplandığında tahmin bile edilemeyen yüksek bir rakam ortaya çıkıyor. Ne varki, 1993 tarihli Çin istatistiklerinde Uygur nüfusu 7.510.000 olarak verilmiştir. Ulustararası istatistiklerde, Asya 'nın yıllık ortalama doğal büyüme oranı % 2.35 dir. Bu oran, Çin nüfusu dahil edildiginde % 3.3, dahil edilmediğinde ise % 3.9 olarak değişmektedir. Nüfus demografilerinde, yıllık ortalama doğal büyüme oranı % 2.35 olan bir topluluk 30 yılda iki misli çoğalacaktır. Şayet, Feng Jiasheng'ın verdigi rakam, Asya 'nın yıllık ortalama doğal büyüme oranından daha düşÃ¼k seviyede yani % 2 oranla hesaplandığında 35 yılda iki misli çoğalarak 1993 yılı 24.516.681, 2000 yılı 28.161960 kişi olmalıdır. ( 38 )
Uygurlar, M.S.757 - 762 yılları arasında Çin'in Tang Hanedanı 'nda patlak veren An Lushan - Shi Siming ayaklanmasının bastırılmasına büyük katkıda bulunmuş; onları siyasi kırizden kurtarmış, bunun karşılığıda Tang hükümetinden her yıI 20 bin top ipek kumaş ödül almış bir topluluktur. ( 39 )
Thomsen tarafından 1897 yılında Mogolistan Ulanbatur 'dan 60 km uzaklıktaki Bayın - Çokto 'da bulunan, M.S.808 - 821 yahut 825 - 832 yıllarında hüküm süren Uygur Kağanı Ay Tengride Kutbolmuş Alp Bilge Mukaddes Hatip ve Cengevar Kağan Yazıtı 'nın H.D. Nimetullah Ma tarafından Çinceden çevirilen metninin 6. ve 7. satırlarında şÃ¶yle ibarelere yer verilmiştir. ( 40 )
Büyük Tang sülalesinin imparatoru Xian Zong memleketin kargaşalık sıralarında başka yerlere kaçmıştı. Shi Si ming 'in oğlu Çau-i bol paralar ve tatlı dillerle askerlerinin iştirakini temin ve birlikte Tang sülalesini mahvetmesini rica ediyordu. Kağan onun nankörlüğüne ve onun imparatorluk mevkisini çalmak istemesine öfkeleniyordu. Ve bizzat kahramanlığını göstermek için ( Çin ) imparatorluğu ordusu ile birleşerek onları takip ve paytahtı olan Loyang şehrini istirdat etti. ( Çin ) imparatoru Uygurlarla sarsılmaz kardeş hükümet ve ebedi akraba devlet teşkil etmeye sözleşmişlerdi. Dolayısıyla Kağan ordu karargahına doğu merkezine kurdu. ( 41 )
Uygurlar, M.S.757 yılında Tang Hanedanı ile imzalanan "100 yıllık At - İpek Ticareti " anlaşmasına göre, her yıl Çin 'lilere 40 top ipek karşılıgı bir at satmak şartıyla I00 bin at ihrac ederek Çin'lileri ( şimdiki degerlere göre yaklaşık 600 Milyon Dolar ) borçlandıran bir topluluktur. ( 41 )
Uygurlar, Tang imparatorluğu döneminde, Çin hükümdarlarını, güzel perenseslerini Uygur Kaghanlarıyla evlendirerek diplomatik etkinliği sürdürmeye zorlayan bir topluluktur. ( 42 )
Nihayet, Uygurlar Yakub Beğ 'in önderliginde 1867 yılında Kaşgar'ı merkez yaparak, Uygur topraklarının büyük bir kısmını Kaşgar Emirliği çatısı altında mustakil devlet haline getirmiş ve Osmanlı İmparatorluğu, Çarlık Rusya 'sı ve İngiltere Kırallığı tarafından resmen tanınmıştır. Yakub Beğ 1872 yılında bu devletin Osmanlı İmparatorluğuna tabi olduğunu ilan ederek, Sultan Abdül Aziz adına hutbe okutmuştur. ( 43 )
Müslümanlık ve Türklük dayanışma anlayışı, Yakup Beğ 'i Osmanlı İmparatorluğunun desteğini arama yoluna sevketmiştir. Onun önerisi İstanbul hükümeti tarafından sempatik bulunmuş, ancak uygulamada pek etkili olamamıştır. Sonunda Ruslar desteğini Çinliler lehine çevirerek, onların askeri kuvvetlerinin bağımsız Kaşgariya 'yı tahrip etmelerine yardımcı olmuştur. Bu arada, İngiliz yardımının da yeterli olmadığı anlaşılmıştır. ( 44 )
İşte böylece, ilk Çin - Rus İşbirliği sonucunda 11 yıl hüküm süren Kaşgariye Emirligi ortadan kalkmıştır. Neticede, " Xing Jiang " denilen bu "Yeni Hudut " tesis edilmiştir.

Büyük Uygur İmparatorluğu :

James Churchward 'ın eserlerinde teyid edilen Büyük Uygur İmparatorluğu, 12.000 yıl önce meydana gelen büyük manyetik felaket yani Tevrat 'ta bahsedilen" Tufan" felaketinden önceki Uygur hakimiyetidir.
Büyük Uygur İmparatorluğu, Güneş İmparatorluğu – Mu 'ya bağlı en büyük ve en önemli koloni imparatorluğudur. O, Mu 'dan sonraki dünyada bilinen tüm imparatorlukların en büyüğüdür. Uygur İmparatorluğunun doğu hududu Pasifik Okyanusa, batı hududu tahminen bugünkü Rusya 'da Moskova 'nın bulunduğu yere, ileri karakolları Avrupa 'nın merkezi kısımları boyunca Atlantik Okyanusuna kadardır, kuzey hududu kayıtlarda belirlenmemiştir, muhtemelen Asya 'da Arktik Okyanusuna kadar olabilir. Güney hududu ise Koçin Çin, Burma, Hindistan ve Pers ülkesinin bir kısmına kadar uzanıyor. ( 45 )

Map of The Great Uighur Empire - The Lost Continent of Mu / James Churchward 105 p.
MAP OF THE GREAT UIGHUR EMPIRE


Manyetik felaketten önceki Uygurların güçlendiği ve imparatorluk kurduğu zamanlar hususunda kesin bir tarih vermek imkansızdır.
Tibet manastırında saklanan Naakal yazmalarına göre, " 70.000 sene evvel, Naakaller, Ana Diyar Mu 'nun kutsal ilham yazmalarının kopyalarını Uygur başkentine götürdüler. Burdan süratle hareket ederek içeri bölgelere yayıldılar. İlk sızmaları, düz, sulak bir ova ( Gobi ) 'ye doğru oldular. " diye bahsedilmiştir. ( 46 )
Görülüyor ki, Uygurların zirveye ulaştığı zamanlarda dağlar henüz yükselmediği ve başkent Yarkoto 'nun bulunduğu bugünkü Gobi Çölünün zengin ve sulak bir bölge olduğu mevzu bahistir.
Uygurların Avrupa'ya girişi, iki defalık göçle gerçekleşmiştir. İlk göç, ekseriyetle büyük manyetik felaket ve onu izleyen dağ yükselme felaketlerinden olmuştur. Neyse ki, halk tümüyle yok olmamış, içindeki üç küçük kavim veya sülale şans eseri kurtulmuştur. Bugünkü, Fransa 'daki Bretonlar, İspanya 'daki Basklar ve " has İrlandalı " lar, işte onların evlatlarıdır. ( 47 )
Doğu kayıtlarına göre, Uygurların Avrupa 'ya İlk girişi, Pliocene ( üçüncü çağ ) döneminde, dağların yükselmesinden önce, ikinci giriş ise Pleistocene ( dördüncü çağ ) döneminde, dağların yükselmesinden sonra, yani ilk girişten birkaç bin sene sonra gerçekleşmiştir. Moravya bölgesinde bulunan kalıntılar ilk Uygurlar hususunda ipucu vermektedir. ( 48 )
20.000 yıl önceki, yani Kitabi Mukkaddes - Tevrat 'ta "Tufan" olarak bilinen bu manyetik felaketten, efsanevi jeolojik " Buz Çağı " 'ndan ve dağların yükselmesinden önceki Uygur İmparatorluğu, James Churchward 'a göre, Tertiary ( üçüncü çağ ) Uygur İmparatorluğu olarak adlandırılmıştır. ( 49 )





James Churchward - The Children of The Mu 214 p.
The Great Uighur Empire during the Tertiary Era.




Eski bir Doğu belgesinde, Uygur İmparatorluğunun küçük krallık, beylik ve devletler gibi bir yapıdan oluştuğu, herbirinin kendine özgü başkanı veya hükümdarı olsa bile, onun en üst hükümran ya da Güneş İmparatorluğu - Mu 'nun himayesi altındaki bir imparator tarafından idare edildiği beyan edilmiştir. Dolayısıyla, Uygur İmparatorluğunun hakimiyet şeklini genişletilmiş Amerika Birleşik Devletleri olarak algılamak güç değildir. ( 50 )
Büyük Uygur İmparatorluğu döneminde, Uygurlar, müneccimlik, madencilik, dukumacılık, mimarlık, matematik, tarımcılık, eğitim, tababet gibi ilimlerden haberdar olarak, yüksek uygarlık seviyesine ulaşmıştır. Onlar, İpek, metal ve ağaç üzerinde yapılan süsleme sanatlarının ustasıydılar, altın, gümüş, bronz ve kilden heykeller yapıyorlardı. Dünyadaki en eski iki bronz heykelin biri olarak bilinen – bütün yeryüzünün hükümranı ve sahibesi olan Mu 'nun simbolik heykeli, bundan 20.000 sene evvel Mu 'da veya Uygur başkentide yapılmıştır.

The Children of the Mu - Say 159 / James ChurchwardJames Churchward - The Lost Continent of The Mu - Say 192

One of the two oldest known bronzes in the world - a symbolical figure of Mu as the mistress and ruler of the whole earth. It was made in either Mu or in the Uighur Capital City over 20.000 years ago.


A Bronze statuette of Mu Receiving Man's Soul from The Creator. This is Reflected Many Times in the Egyptian "Book of the Dead" Where a Man-headed Hawk (Here Perched on Left Shoulder) Symbolizes the Soul

Rus arkeolog Р. К. tarafından Uygur başkenti Yarkoto harabelerindeki bir mezardan ipek üzerine işlenen başka bir resim daha bulunmuş ve fotoğrafı çekilmiştir. Kim ve ne oldukları işaretlerle ifade edilen bu sembolik resmin bir Uygur Kraliçe ve Eşi 'ni temsil ettiği, orjinalinin de hiç kuşkusuz 16.000 – 18.000 yıllık maziye sahip olduğu iddia edilmiştir. ( 53 )
Р. К. tarafından, önceki resimdeki Uygur Kraliçesinin elinde duran asaya göre daha sonraki tarihlere ait bir Uygur hükümdarının kraliyet asasının resmi de bulunmuştur. ( 54 )

James Churchward - The Lost Continent of The Mu 108 p.

James Churchward - The Lost Continent of The Mu 109 p.


Büyük Uygur İmparatorluğunun akibeti hususunda manastır kayıtları şÃ¶yle anlatıyor: " Uygurların başkenti tüm halkıyla beraber, imparatorluğun doğu kısmı boyunca uzanan ve her şeyi silip süpüren bir tufan tarafından yok edildi. " ( 55 )
Büyük Uygur İmparatorluğu yıkıldıktan 7– 8.000 yıl sonra, Doğu Asya 'da sayısız ufak uluslar ortaya çıkmıştır. Bir bakışta hepsi Moğul benzeri tiplerdir. Bu Moğul uluslarının en önemlisi, dünyaya meşhur Cengiz Han ve Kubilay Han 'ların kavimi olan Tartarlardır. ( 56 )
Uygurlar, XIII. asırda dünyayı istila eden bu Moğol İmparatorluğuna, medeniyet üstünlüğü ile Uygur yazısını imparatorluğun resmi yazısı olarak kabul ettirdiği, damga tüzüğü ve devlet yöneticiliğini öğrettiği için, ( 57 ) birçok bilginlere göre, Moğol İmparatorluğu, fiilen Uygur İmparatorluğu olarak da kabul edilmektedir. Dolayısıyla Uygurlar, Moğolların Türkleşmesinde de önemli rol oynayarak, Çağatay ve Özbek Türklerini ortaya çıkarmıştır. ( 58 )
Cengiz Han sülaleleri devrinde Uygur yazısını kabul eden Moğollar, bu yazıya olan saygılarından dolayı onu " Kudatgu Bilig " olarak anmışlardır. XIV. yüzyılda yaşamış Muhammad Hindi Şah Şemsul Musa 'nın " Destrul Kitab Fiteyin Elmaratip " ( Derecelendirme Rehberi ) ve Reşideddin Fazlullah 'ın Cami üt Tevarih adlı eserlerinde aynı şekilde " Kudatgu Bilig Cengiz Hanı " denilen bir kitabın yazıldığından bahsedilmiştir. Rus bilgini Milioraniski 'ye göre " Kudatgu Bilig Cengiz Hanı " İran 'ın İlhanlılar Sülalesinin çalışan Uygur kitaplar ( sekreterler ) tarafından yazılmıştır. ( 59 )
Reşideddin Fazlullah 'ın kayıtlarına göre, Uygur ve Moğul orduları birlikte savaşarak İran' ın Horosan bölgesini istila ettikten sonra, bir kısım Uygurlar burada Darğaç ( muhafız ) olarak yerleşmişlerdir. Ogday Han devrinde ( 1229 - 1241 ) Nesturiyan dinindeki Uygurlardan Körkor İran valiliğine tayin edilmiş, onun oğlu da Irak ve Azarbeycanı idare etmiştir. Nesturiyan Uygurlarından Rabban Sauma İlhanlılar devletine vekaleten diplomasisini yürütmüştür. Binden fazla Uygur özyurdundan ayrılıp İran 'da haberleşme işleriyle uğraşmışlardır. Bazı yerlerde " müslüman Uygur şehirleri " meydana gelmiştir. ( 60 )
Dolayısıyla XIII. Yüzyıl ortalarından XVI. Yüzyıla kadar Doğu Avrupa ile Volga boylarında egemenliğini sürdüren Altınordu Devleti devrinde, Orta Asya ve Volga boylarındaki halkların kültürlü tabakalarında, Uygur edebi dilini örnek alan veya ona göre eser yazmaktan ibaret bir medeniyet hadisesi yani bir " Uygurizm " hadisesi şekillenmiştir. ( 61 )
Altınordu kaynaklarındaki " Uygurizm " hadisesini araştıran Rus uzmanlarından Samoyloviç 'in 1912 'de ilan ettiği bilgiye göre, 1909 'da Oral Bayık nehrinin aşağı vadisindeki Saraçik harabesinden XIII. Yüzyıla ait bir çömlek bulunmuştur. Ãœzerinde Arap - Uygur yazısıyla şÃ¶yle bir beyit yazılmıştır.

Kişi kör ki yüz ol, bu yüz kör ki köz, bu yüz kör ki tıl ol, bu tıl kör ki söz.
Bu beyit Kudatku Bilig Desatan' nın 274. beyiyinde şu şekilde izah edilmiştir.
Okuş kör ki tıl ol, bu tıl kör söz. kişi kör ki yüz ol, bu yüz kör ki köz. ( 62 )

Dolayısıyla, Uygurların M.S.745 - 1368 yılları arası Orta Asya ve Kuzey Moğolistan 'dan ibaret bu geniş alanda 623 yıl hüküm sürdükleri değişik hakimiyetleri, Türk tarihindeki en uzun İmparatorluk olarak nitelendirilmiştir. ( 63 )
Görülüyorki, Orta Asya Türkleri, kadimi Uygur İmparatorluğunun mirasçılarıdır. ( 64 ) Anadolu Türkleri ise hem Atlantis 'ten, hem Mu 'dan göç edenlerin karışımıdır. Daha doğrusu büyük Uygur göçünden intikal eden bilgi akışının mirasçılarıdır. ( 65 )
Bu hadiseler tüm Orta Asya 'nın, Uygur tarihçisi Turhun Almas 'ın iddia ettiği gibi Uygurların ana yurdu olduğunu, klasik tarihçilerin kabul ettikleri yakın tarihi hadiselerin de " Tufan " felaketinden önceki Büyük Uygur İmparatorluğunun devamı olduğunu açıkça gözönüne sermektedir.

KAYNAKLAR :
(1) (29) (33) Turgutı Almas : Uygurlar 693, 819 betler Xinjiang Yaşlar Ösmürler Neşiriyati, 1986, Ãœrümçi
(2) Prof. Dr. Faruk Sümer : Oğuzlar, 273 s. Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı, İstanbul, 1992
(3) (9) (20) (24) Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi Togan : Umumi Türk Tarihine Giriş, 148, 149, 99, 56, 57 s. İstanbul 1981
(4) Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya : Niçin Uygur Kültürü, Doğu Türkistan'ın Sesi, 31 s. 49 - 50. sayı, 1997
(5) Prof. Dr. Nadir Devlet : Sincan mı, Şincan mı Doğu Türkistan mı ? Yeni Yüz Yıl 16 s., 16.02.1997
(6) (12) (13) (17) (27) (34) (39) (41) (41) (57) Liu Zixiao: Uygur Tarihi : 244, 500, 501, 5, 7, 8, 59, 43, 54, 75 betler, Milletler Neşiriyati Beijing 1988
(7) Rekorlar Ansiklopedisi : 146 s. Hürriyet Ansiklopedi Servisi 1990
(8) Doç. Dr. Özkan İzgi : Uygurların Siyasi Kültürel Tarihi ( Hukuk Vesikalarına Göre ) 56 s. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları : Ankara 1987, Rekorlar Ansiklopedisi 146 s. Hürriyet Ansiklopedi Servisi 1990
(10) (59) (61) (62) Prof. Dr. AbduşÃ¼kür Muhammet İmin : Uygur Felsefe Tarihi 130, 177, 201, 202, 205, 241, 246, 247 betler Xinjiang Helk Neşiriyati 1998 Urumçi
(11) Ethel G. Stewart : The Dene and Na-Dene İndian Migration -1233 A.D. Escape from Genghis Khan to America. 566 p. Eşref Bengi Özbile : Uygurlar 1233 'ten beri Amerika 'da, Türk Dünyası Tarih Gergisi Ekim 1996, 118 sayı 14 s.
(14) (30) (60) Abliz Muhammet Sayrami ve Abdurazak Tohti : Yuan Sulalısıda ötken Meşhur Uygur Şehsler, 46 , 76 betler Xinjiang Helk Neşiriyati Urumçi 1991
(15) Veli Demirezenı : ÖSS - ÖYS Hazırlık Tarih, 26 s. Bursa 1992
(16) Kennethı Katzner : ( Dünyadaki Diller )
(18) Uyğur Elipbesi ve Uyğur Edebi Tılınıng İmla Kayidisi : 29, 30, 31, 32 s. Xinjiang Uyğur Avtonom Rayoni Milletler Til Yezık Hizmiti Komititi 1983 Ãœrümçi
(19) The Uighur Impire : According to the Tang Dynastric Histories, front cover, Australian National University Press Canberra 1972
(21) Dr. Riza Nur Türk Tarihi : 3 - 6 s. İstanbul, 1972
(22) Oda Juten : Uighuristan, Acta Asiatica No: 34, 22 p. Tokyo, 1978
(23) Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya : Oğuz Kağan Destanı Ãœzerine bazı Mülahazalar, 16 s. Ankara Ãœniversitesi Basımevi, 1995
(25) Colin Mackerras : The Uighur Empire, According to the Tang Dynastic Histories, cover, Austrlian National University Press Canbema 1972
(26) Hüseyin Namık Orkun : Eski Türk Yazıtlan, 225 s. Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1987
(28) Mehmut Keşkeri : Türki Tıllar Divanı ( Uygurca ) 3 bet. Xinjiang Halk Neşiriyatı, Ãœrümçi 1981
(31) Emet Derviş, Münevver Abliz : Uyğur Kılassik Edebiyatida Dayim uçraydiğan Atalğularğa İzahat, 118 s. Keşker Uyğur Neşiriyati 1998
(32) Prof. Dr. Özkan İzgi : Çin elçisi Wang Yendi'nin Uygur Seyahatnamesi, 55, 56 s. Türk Tarih Kurumu, Ankara, 1989
(35) Kurban Veli : Bizning Tarihi yeziklırımız, 151 s. XinJiang Yaşlar - Ösmürler Neşiriyati, Ãœrümçi, 1986
(36) Feng Jiasheng, MoGuangwen, Cheng Suluo, Uygur Tarihi Malzemeler Toplamı : II Cilt, 422 - 423 s. illetler Yayınevi 1981 Bei Jing ( Çince)
(37) Yuan Qingli : Xin Jiang'da 1949 - 1984 Nüfus Gelişimi, Doğu Turkistan Sesi 1991 2. Sayı, 14 18 s.
(38) Dr. Uygur Hebibi : Uygur Nereye Gidiyor ? elyazma 89 s. İstanbul 1994
(40) (41) Hüseyin Namık Orkun : Eski Türk Yazıtları 233 s. Türk Dil Kurumu Yayınları Ankara 1987
(42) Colin Mackerras : The Uighur Empire, According to the Tang Dynastic Histories, cover, Austrlian National University Press Canberra 1972
(43) (44) Paul B. Henze : The Great Game İn Kashgaria, British and Russian Missions to Yakub Beg, Doğu Türkistan 'ın Sesi, 36 s. 19 Sayı, 1988
(45) (46) (47) (48) (49) (50) James Churchward : The Children of Mu, 217 p. Brotherhood of Life, Albuquerque, New Mexico, USA 1998
(47) (48) (49) (50) (51) (52) (55) James Churhward :The Children of Mu 122, 123, 124, 227, 228, 159, 217, Brotherhood of Life, Albuquerque, New Mexico, USA 1998
(51) (52) James Churchward : The Sacred Symbols of Mu, 161 p. Brotherhood of Life, Albuquerque, New Mexico, USA 2001
(51) (52) (53) (54) (55) (56) James Churchward : The Lost Continent of Mu 107, 108, 109 p. - 1987
(58) Veli Demirezen : ÖSS - ÖYS Hazırlık Tarih, 26 s. Bursa 1992
(63) www. Cankaya.gov.tr
(64) Cihangir Gencer : İzoterik Batıni Doktrinler Tarihi, 89 s. Gece Yayınları Ankara 1995
(65) James Churchward : Batık Kıta Mu 'nun Çocukları, 17 s. Ege Meta Yayınları İzmir 2000