PDA

View Full Version : Doğu Türkistan’dan mektup var! Duyan var mı?



Unregistered
29-12-12, 13:14
Şimdi ben bu köşeden Doğu Türkistan’la ilgili Türkiye’ye hitaben yazılan mektubu anlatsam bu köşede kalacak. Ama aslında ulusal ve yerel medyanın hatta politikacıların gündeminde baş köşeye oturabilecek ağırlıkta ve önemde olan bu konu gündemin kıyısından bile geçmeyecek.

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Türkler seslerini duyurabilmek için çırpınıp durmaya devam ediyorlar. Çin zulmü altında ezilen Müslüman Doğu Türkistanlı Türklerin, sıkıntılarını paylaşmak adına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na hitaben yardım istemek maksadıyla yazdıkları mektubu maalesef medyamız ve politikamız pas geçiyor. Halbuki basit ve masum isteklerine cevap vermek o kadar kolay olmasına rağmen kimse kılını bile kıpırdatmıyor.

Doğu Türkistan’da kaybolan binlerce gencin akıbetini sorma dirayetini, cesaretini, duyarlılığını, vicdanlılığını, insanlığını, hassasiyetini gösteren bir medyamız ve dış politika anlayışımız maalesef yok. Evet, Irak’ta, Filistin’de, Mısır’da yaşananlar Türkiye’nin gündemini hayli meşgul ederken; Doğu Türkistan’da yaşananlar maalesef gündemin kıyısından bile geçmiyor.

Bunun iki sebebi var: Birincisi Hükümetin bu konuyu gündemine almaması; diğeri medyanın bu meseleyi pas geçmesi…

Hükümetin bu konuyu gündemine almamasının nedeni Dış politikanın dizginlerinin 2010’dan sonra Davutoğlu’na geçmiş olması. Bu tarihten itibaren dış politikamız sadece Ortadoğu’ya endeksli olmaya başladı ve Kudüs ve Filistin merkezli bir dış politika anlayışı hakim oldu. Artık Doğu Türkistan’daki katliamlar, Çeçenlerin Rus baskısı altında olmaları, Bosna’da devam eden Sırp gerginliği, ermeni zulmü altında inleyen Karabağ, halen çözülemeyen Kıbrıs sorunu kimsenin gündeminde değil.

Medyanın bu meseleyi pas geçmesine gelince bunun da arka planında medyanın özgür ve bağımsız olmaması yatıyor. Medya patronlarının hizmet ettiği politikalar neyse o konularla ilgili mevzular ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuluyor. Medya patronlarının hizmet ettiği Küresel güçlerin yeni dünya düzeninde kilit noktalarla ilgili konularda servis edilen, hazırlanmış (!) haberlerin şuû’u vuku’unu fersah fersah aşıyor. Ama küresel merkezcil güçlerin çıkarlarıyla çakışmayan konular pas geçiliyor.

Medyanın özgür ve bağımsız olmadığı bir yerde habbeler kubbe, kubbeler habbe oluyor. Medyanın gücünün %50’sini veya daha fazlasını bir grubun elinde tutması (elinde tutanın görüşü ne olursa olsun) dünyayı kendi hedefleri doğrultusunda şekillendirmesi, ülkelerin medyasını yönlendirebilmesi demokrasi ve insanlık için en büyük tehlikelerden biridir. Siyasi iktidarların hangisi ülke yönetimine gelirse gelsin globalleşme ile ilgili süreçler her zaman bu küresel güçlerin amaçları doğrultusunda işliyor. Medya da buna çok güzel çanak tutuyor hatta bu amaçlara doğru yönlendiriyor. Dünya medyasının kimin elinde olduğunu ise biraz dikkatli baktığımızda görebiliyoruz.

Neyse lafı fazla uzatmadan biz vazifemizi yapalım. İşte Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin yardım istemek maksadıyla Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na hitaben yazdıkları açık mektup:



“SAYIN BAKANA AÇIK MEKTUP

19/12/2012

Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu,

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı

Doğu Türkistan da yaşanan olaylara tüm dünyanın seyirci kaldığı günümüzde zalime karşı mazlumun yanında olan Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin Dışişleri bakanlığından beklentilerimiz aşağıda sıralanmıştır.

1. 5 Temmuz 2009’da meydana gelen Urumçi katliamından sonra Doğu Türkistan’da kaybolan binlerce gençten hala haber alınamamaktadır. Aileleri , Çin Devleti Emniyet birimlerine başvurarak hapisteyse tutuklu bulunduklarına dair bilgi, öldürüldüyse de ölüsünü kendilerine teslim etmelerini istemelerine rağmen Çinli yetkililer sağlıklı bilgi vermek yerine dolaylı yoldan tehdit ve şantaj yaparak konuşanları susturmaktadır.

2. Çin Hükümeti, özel olarak Doğu Türkistanlılara karşı uygulaya geldiği dünyadan izole etme politikasının bir parçası olarak pasaport almak isteyenlere pasaport vermemektedir.bunun sonucunda yurtdışında eğitim almak isteyen öğrenciler ve iş icabı seyahat etmek isteyen firma sahipleri ve hatta Hac – Umre ye gitmeyi arzulayan mütedeyyin insanlar mağdur durumdadırlar.
3. %99’a yakını Müslüman ve Hanefi mezhebinde olan 35 milyon Doğu Türkistanlının hiçbir sağlıklı dini bilgi alabileceği müftülük merkezi bulunmamaktadır. Acaba Urumçi de Diyanet İşleri başkanlığına bağlı bir müftülük merkezi kurulamaz mı?

4.Çin Devleti, ders müfredatlarında Uygur Türklerinin Doğu Türkistan’a sonradan göç ettikleri ve oranın ta ilk çağlardan beri Çinlilere ait olduğunu ileri sürerek çarpıtılmış tarih Uygur okullarında zorla öğretilmektedir. Bu tez yanlışsa ki kesinlikle yanlıştır tarafsız Türk ve Çinli Tarihçiler bir araya gelerek yanlışa son verilemez mi?

5. Geçen sene, Sonradan Türk Vatandaşlığını kazanan Kemal Ömeroğlu, Abdulhamit Davutoğlu ve Ahmet Reşit adındaki 3 Uygur Türkü Esnaflık yaparak geçimini sağladığı Tacikistan’ın Duşanba kentinden hiçbir suç isnat edilmeksizin yakalanarak Çin’e verildiği bilgisi medyada çok konuşulmasına rağmen Türkiye Dışişleri Bakanlığından bu olayın gerçek olup olmadığı ,gerçek ise ( kanıtlar bunu gösteriyor) olayın sonucu hakkında bilgi alamamaktayız.

6. Doğu Türkistan’ın Kaşgar, Hotan ve Aksu gibi Uygur Türklerinin salt çoğunlukta yaşadığı bölgelerdeki yerleşim birimlerinin giriş çıkışları ve sokak başlarına özel kapı yerleştiren Çin yönetimi adeta Nazilerin Yahudi kamplarına benzeyen açık hapishane inşa etmektedir. Filistinli kardeşlerimize gösterilen ilginin benzeri D.Türkistan’a da gösterilemez mi?
Yukarda dile getirdiğimiz konunun takipçisi olacağınızdan eminiz.

Önerilerimizin dikkate alınacağı umudu ile saygılar sunarız.

Saygılarımızla…”
http://www.yenieksen.com/makale/akadir-aygun---kent-gazetesi/dogu-turkistandan-mektup-var-duyan-var-mi/3425.html