PDA

View Full Version : 12 yashlıq Mirza Amanullah Türk metbuatlirining diqqitini tartti



Unregistered
10-06-12, 14:32
Türkiye'den Himmet Bekliyorlar..
Fahr-i kâinat resûl-i kibriya efendimiz Muhammed Mustafa (salat ve selam olsun ona) buyurdular ki, "müminler bir vücudun azaları gibidir, bu azalardan biri muzdarip olursa, diğerleri de bundan muzdarip olur (onlar da sızlar, acırlar)." Çin'de bir mü'min kardeşimizi şehid ediyorlar. Hem de Kur'ân Kursu'ndan alıp götürüyor, türlü işkenceler ederek yavrucağı şehid ediyorlar. Ve Allah sizi inandırsın kardeşlerim bu milyonlarca işkenceden sadece birisi.. "Kahrolsunlar, Allah belâlarını versin" türünden intizarlarla yüreğinizi serinletin buna bir diyeceğim yok ama bununla kalmayınız.Bugünkü manşet haberlerimizden biri “«12 yaşında çocuğa» Çin İşkencesi ve «Kahpe Çin Yalanı»“ Uygur Haber Ajansı’nın geçtiği bir haber bu. Sağolsun Doğu Türkistan’lı kardeşlerim gönderiyorlar da sayelerinde o diyarlarda neler olup bittiğini öğrenmiş oluyoruz.

Muhterem okurlarıma tavsiyem, verdiğim linki[1] kaydedip bu siteden Uygur Türklerinin dramlarını takip etmeleri ve rical-i devlete bu konularda baskı yapmalardır. Tok açın halinden anlamaz, keyfî yerinde olan, tuzu kuru olan da o mazlumlardan, hergün Çin işkencesi çeken o mü’min kardeşlerinden haberdar olmaz. Bunların her ikisi de müslümana zuldür, büyük günahtır.

Muhterem kardeşlerim, Uygur Türkleri, Özbek Türkleri, Azerbaycan Türkleri, Kırım Türkleri… ve ilâ ahir (ve sonuna kadar), bütün Türk Dünyası… Bunlar sırf Türk olarak kavimdaşımız diye değil, ümmet-i Muhammed kardeşlerimiz oldukları için değerlidir, ilgiyi hak ediyorlar. Biz Müslüman Türk milleti Allah indinde seçilmiş bir milletiz diye düşünüyorum. Zira İstanbul Fethi Hadîs-i Şerîf’inin Kur’ân-ı Kerîm’de de izdüşümü var diyor alimler. O halde böyle bir milletin dünya İslâm ümmeti ile alakasını kesmesi asla mevzubahis olamaz. Biz hattâ sırf müslümanların değil bütün dünya insanlığının hamisi olmuş büyük bir cihan devleti kurmuş ecdadın ahfadı olarak aynı hedefi koymalıyız önümüze… Tabiî bu hedefi gerçekleştirmek için çalışalım, gayret gösterelim derken, öyle komik, gayr-i samimi ve bambaşka hedefleri olan bir Türkçe Olimpiyatları falan değil kasdettiğimiz.

Eğer onların zerre kadar samimiyeti olsaydı o çocuklarını getirttiği ülkelerin bu haberde geçen ve yüzbinlerce benzeri mevcut ıstıraplarına da merhem olmaya, onların dertlerini bitirmek için o ülkelere baskı yapmaya çalışırlardı. Asla böyle bir gayretleri yoktur. Asıl amaç ABD’nin Kızıl Elma’sı B.O.P için saftirik Türkleri tavına getirmek, bu amaca hizmet edecek Türk ve sair milletlerden adam devşirmektir. Dikkat ediniz, bu devşirme sözüm üzerinde ciddî olarak durunuz, tefekkür ediniz..

Neyse geçelim…

Muhterem okurlarım, aziz milletimin henüz uykuya geçmemiş ágâh insanları… Allah aşkına bari sizler canlı kalın da şu mazlumların çektiği işkenceler son bulsun inşaallah. Bakınız okudunuz, Mirzahit Amanullah nasıl şehid edilmiş… Önce “başını duvarlara vurarak intihar etmiş” yalanını uyduruyorlar, dış basın bunu yemez diye akıllarınca daha zekice bir yalan bulup, “yeni delillere ulaştık” diyerek bu kez de “Kur’ân Kursu hocası döverek öldürmüş” diyorlar… Hay Allah kahredesiceler…

Muhterem okurlarım, bu haberi okurken ağlamayan, yüreği sızlamayan mü’min değildir. Ve eğer hakikaten yüreğiniz yandıysa bunları paylaşın, bütün dünyaya duyurun, yetkililere duyurun, Türk ve müslüman olan herkes duysun, hattâ budistler duysun, hristiyanlar duysun, yahudiler duysun, ateistler duysun… Allah’ın kalbine hardal tanesi kadar vicdan koyduğu tüm insanlar duysun. Duysunlar ve bu rezil ve zalim Çin’i protesto etsinler…

Muhterem okurlarım, haberimizdeki karikatür ne kadar anlamlı değil mi? Kimi karikatürler böyledir. Bir cilt kitaptan fazla şeyi anlatır kimi zaman tek bir karelik fotoğraf, resim yahut karikatür… Bizim PKK’cı binmiş Türkiye’nin sırtına “Türkiye’de bize büyük zulüm yapılıyor” falan diye zırvalıyor, mutlu çehresiyle yalan söylediğini alenen gösteriyor. Buna karşılık Çin zaliminin esaretinde en büyük maddi ve manevi eziyetleri çeken, Çin İşkencesi ile çocukları hergün öldürülen ve çektiği işkence zaten halinden áşikâr olan Doğu Türkistan’lı Uygur kardeşimiz ise “ahhh keşke biz de sizin gibi zulüm görsek” diyor. Bundan anlamlı bir söz var mı konu hakkında...

Başta muhterem başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ve muhterem Hariciye Bakanımız[2] değerli diplomat Prof. Ahmet Davutoğlu hoca olmak üzere tüm hariciye rical-i devletinin ve sonra da hepimizin; yani tüm müslümanların hiç aklımızdan çıkarmaması gereken bir Hadîs-i Şerîf var. Bu Hadîs-i Şerîf’i zikretmeden yazılan dış meseleler ya da dış politika yazıları eksiktir bence.

Bu sahada yazanların her yazılarında olmalı bu Hadîs-i Şerîf’in mesajı. Fahr-i kâinat resûl-i kibriya efendimiz Muhammed Mustafa (salat ve selam olsun O’na) buyurdular ki, “müminler bir vücudun azaları gibidir, bu azalardan biri muzdarip olursa, diğerleri de bundan muzdarip olur (onlar da sızlar, acırlar).”

Çin’de bir mü’mini şehid ediyorlar. Hem de Kur’ân Kursu’ndan alıp götürüyor, türlü işkenceler ederek mâsum yavrucağı şehid ediyorlar. Allah sizi inandırsın kardeşlerim bu milyonlarca işkenceden sadece birisi… “Kahrolsunlar, Allah belâlarını versin” diyerek yüreğinizi serinletin; buna bir diyeceğim yok ama bununla kalmayınız.

Bu zalimliklerin hesabını sorun. Biri sizin ayak parmağınızdaki nasıra kaza ile bassa feryad ediyorsunuz, hattâ belki “önüne-arkana baksana lan öküz” diyerek kavga bile ediyorsunuz. Oysa bu kavganız batıl bir kavgadır ve hattâ günahtır. Ben size Allah için yüreğinizde duymanız gereken bir acıyı hatırlatıyorum. Kardeşlerinizin acısını.

Eğer bu acıyı duymaz, keyfinize bakarsanız, gün gelir onlardan daha kötü bir hale düşersiniz. Biz istiklâl harbimizi verirken tá Hindistan’dan bize yardım göndermişti mü’min kardeşlerimiz. Onların hepsi bizim istiklâl harbi şehidlerinin sevabını aldılar. Ne mutlu onlara, onlar da öldüklerinde o şehidler gibi Peygamberimizin (s.a.v) yanına yürüdüler. Ya bizler sevgili kardeşlerim, ya bizler?
Allah için bu insanların acısını duymayan bizler kimin yanına yürüyebiliriz. Allah muhafaza etsin, Cehennem-i zümeranın muhtarı Şeytan aleyhillânenin yanına elbet. Zira kardeşlerinin acısını hissetmeyenler onlardan değildir. Fiilen olmasa da manen Çin zaliminin yanındadır onlar. İşte Şeytana merhaba demek de budur..
R. Ercan BİTİKÇİOĞLU − haberkalem.com Gen. Yay. Ynt. − 10 Haziran 2012 Pazar



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bendeniz eski bir internet kurdu olarak linkleri tabiî ki http://www.falan.com diye vermiyorum. Adresleri kelimenin içinde gizliyorum. Şöyleki, meselâ Uygur Haber Ajans’nın bahsekonu haberini okumak için verdiğim link “biri” kelimesinde gizli, bu kelime üzerine tıklarsanız ilgili siteye sizi götürür. J

[2] Ben Dış İşleri lafını hiç sevmedim. Ne o öyle dişçi gibi diş işleri bakanı mı olur? Osmanlıdan kalan Hariciye Nezareti ne kadar güzel, ne kadar mánâlı bir terkipti.. Dilimizi kuşa çevirdiler, mazimizi koparıp attılar. Bunlar da bizim Çinlilerimizdi…


Nurhayat Kılıçpaşalar (+169) 10 Haziran 2012, 13:11 Şikayet Et

Ercan bey yine süper bir yazı. Bu yazıyı okurken ağladık maalie. Allah onlara yardım etsin. Başbakan ve A. Davutoglu insallah birseyler yapacaklar
İsmailcaliskan (+302) 10 Haziran 2012, 13:06 Şikayet Et

Tebrik ediyorum sizi.Gerçekten hislerimize tercüman olan bir yazı kalem etmişsiniz.Bizler bikiyoruz ki yandaş medya asıl hassasiyet göstermemiz gereken konuları değil,kendisinin istediği konuları gözümüze sokuyor.Bunların ihanetini de yapmak istediklerini de iyi biliyoruz.Bunlar bop un Türkiye şubesi.Yüreğinize sağlık.
Mahmut ENES (+225) 10 Haziran 2012, 12:59 Şikayet Et

İbretle okunması gereken ve müslümanların kendini yeniden sigaya çekmesi gerektiğini hatırlatan bir yazı..Allah razı olsun. Nasıl da gönüllerimiz paramparça olmuş herbirimiz bi yol tutmuş benden gayrı doğru yok diyoruz.Cenab-ı Hakk emir buyuruyor Müslümanlara karşı şefkatli ve merhametli, Kafirlere karşı ise pek çetin olun.Maalesef bizim halimiz tam tersi..


http://www.haberkalem.com/yazarlar/895-turkiye-den-himmet-bekliyorlar.html