PDA

View Full Version : Chongqur menilik Turk helq nahshisi,; Gidiyorum Gunduz-Gece



IHTIYARI MUHBIR
27-12-11, 15:46
Turkiyening Sivas wilayeti terepidiki heliq nahhisi,; " Kiitiwatimen Kunduzu-Keche "

Turk Heliq Nahshichisi,; Ashiq Weysel.


IHTIYARI MUHBIR : MEKKE

Unregistered
27-12-11, 15:49
Turkiyening Sivas wilayeti terepidiki heliq nahhisi,; " Kiitiwatimen Kunduzu-Keche "

Turk Heliq Nahshichisi,; Ashiq Weysel.


IHTIYARI MUHBIR : MEKKE

uzun ince bir yoldayim
gidiyorum gündüz gece
bilmiyorum ne haldeyim
gidiyorum gündüz gece

dünyaya geldiğim anda
yürüdüm ayni zamanda
iki kapili bir handa
gidiyorum gündüz gece

uykuda dahi yürüyom
kalmaya sebep arıyom
gidenleri hep görüyom
gidiyorum gündüz gece

kırk dokuz yıl bu yollarda,
ovada, dağda, çöllerde,
düşmüşüm gurbet ellerde,
gidiyorum gündüz gece.

düşünülürse derince
irak görünür görünce
yol bir dakka miktarınca
gidiyorum gündüz gece

şaşar Veysel iş bu hale
gah ağlaya gah güle
yetişmek için menzile
gidiyorum gündüz gece

Unregistered
27-12-11, 16:00
Turkiyening Sivas wilayeti terepidiki heliq nahhisi,; " Kiitiwatimen Kunduzu-Keche "

Turk Heliq Nahshichisi,; Ashiq Weysel.


IHTIYARI MUHBIR : MEKKE

http://www.asikveysel.com/Sayfa/kimdir.htm

Adı: Veysel Soyadı: Şatıroğlu Doğum tarihi:1894



Yaşamı

Aşık Veysel (1894-1973)



“Üçyüzonda gelmiş idim cihana”



Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Veysel’in dünyaya geliş öyküsü, Anadolu köylerinde hemen birçok çocuğun yaşadığı olağan bir doğum biçimidir. Ama, bugün özellikle dışarıdan bakanlar için ilginçtir, olağandışıdır. Anlatmak gerekirse, annesi Gülizar Ana, Sivrialan dolaylarındaki Ayıpınar merasında koyun sağmaya giderken sancısı tutmuş, oracıkta dünyaya getirmiş Veysel’i. Göbeğini de kendisi kesmiş, bir çaputa sarıp yürüye yürüye köye dönmüştür.



Veysellere yörede “Şatıroğulları” derler. Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet adında bir çiftçidir. Veysel’in dünyaya geldiği sıralar, çiçek hastalığı Sivas yöresini kasıp kavurmaktadır. Veysel’den önce, iki kız kardeşi çiçek yüzünden yaşamlarını yitirmiştir.



Yedi yaşına girdiği 1901’de Sivas’ta çiçek salgını yeniden yaygınlaşır; o da yakalanır bu hastalığa. O günleri şöyle anlatıyor: “Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kayarak düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım... Çiçek zorlu geldi. Sol gözüme çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bu gündür dünya başıma zindan.”



Bu düşmeden sonra Veysel’in belleğine bir de renk işler: Kırmızı. Düşerken büyük bir olasılıkla elinde sıyrık oluyor, kanıyor. Bunu eşi Gülizar Ana şöyle anlatıyor: “Bilinmez değilsin, renklerden yalnız kırmızıyı hatırladı. Gözleri gönlüne çevrilmeden önce, yani çiçek hastalığına yakalanmadan önce düşmüştü. Kan görmüştü. Kanın rengini hatırlardı yalnız. Kırmızıyı... Yeşili de elleriyle bulur ve severdi.”



Sağ gözünün görme şansı varmış, ışığı seçebiliyormuş bu gözüyle o sıralar. Yalnız yakınlardaki Akdağmağdeni’nde doktor varmış. Babasına “Çocuğu Akdağmadeni’ne götür, orada gözünü açacak bir doktor var” demişler. Sevinmiş babası.



Ne var ki, olumsuzluklar yakasını bırakmamış Veysel’in. “Bir gün inek sağarken babası yanına gelmiş. Veysel ansızın dönüverince; babasının elinde bulunan bir değneğin ucu öteki gözüne girivermiş. O göz de akıp gitmiş böylece.”



Ali adında bir ağabeyisi ve Elif adında bir kızkardeşi varmış Veysel’in. Tüm aile çok üzülmüş, günlerce gözyaşı dökmüş bu hale. Bundan böyle bacısı elinden tutarak gezdirmeye, dolaştırmaya başlar Veysel’i. Gittikçe içine kapanmaktadır Veysel.



Bezi Insanlar Yer yuzige Allah terepidin mehsus bir wezipe uchun iwetilgen bolidu. u kishiler oz wezipisi ijabi hemirturishi bashqilargha ohshimaydighan yughurulghan bolidu. buni biz ehmeq insanlar,:" Talant,Ijtihad, eqil we qismet " dep bilimiz.


IHTIYARI MUHBIR : MEKKE

Unregistered
27-12-11, 16:01
http://www.asikveysel.com/Sayfa/kimdir.htm

Adı: Veysel Soyadı: Şatıroğlu Doğum tarihi:1894



Yaşamı

Aşık Veysel (1894-1973)



“Üçyüzonda gelmiş idim cihana”



Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Veysel’in dünyaya geliş öyküsü, Anadolu köylerinde hemen birçok çocuğun yaşadığı olağan bir doğum biçimidir. Ama, bugün özellikle dışarıdan bakanlar için ilginçtir, olağandışıdır. Anlatmak gerekirse, annesi Gülizar Ana, Sivrialan dolaylarındaki Ayıpınar merasında koyun sağmaya giderken sancısı tutmuş, oracıkta dünyaya getirmiş Veysel’i. Göbeğini de kendisi kesmiş, bir çaputa sarıp yürüye yürüye köye dönmüştür.



Veysellere yörede “Şatıroğulları” derler. Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet adında bir çiftçidir. Veysel’in dünyaya geldiği sıralar, çiçek hastalığı Sivas yöresini kasıp kavurmaktadır. Veysel’den önce, iki kız kardeşi çiçek yüzünden yaşamlarını yitirmiştir.



Yedi yaşına girdiği 1901’de Sivas’ta çiçek salgını yeniden yaygınlaşır; o da yakalanır bu hastalığa. O günleri şöyle anlatıyor: “Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kayarak düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım... Çiçek zorlu geldi. Sol gözüme çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bu gündür dünya başıma zindan.”



Bu düşmeden sonra Veysel’in belleğine bir de renk işler: Kırmızı. Düşerken büyük bir olasılıkla elinde sıyrık oluyor, kanıyor. Bunu eşi Gülizar Ana şöyle anlatıyor: “Bilinmez değilsin, renklerden yalnız kırmızıyı hatırladı. Gözleri gönlüne çevrilmeden önce, yani çiçek hastalığına yakalanmadan önce düşmüştü. Kan görmüştü. Kanın rengini hatırlardı yalnız. Kırmızıyı... Yeşili de elleriyle bulur ve severdi.”



Sağ gözünün görme şansı varmış, ışığı seçebiliyormuş bu gözüyle o sıralar. Yalnız yakınlardaki Akdağmağdeni’nde doktor varmış. Babasına “Çocuğu Akdağmadeni’ne götür, orada gözünü açacak bir doktor var” demişler. Sevinmiş babası.



Ne var ki, olumsuzluklar yakasını bırakmamış Veysel’in. “Bir gün inek sağarken babası yanına gelmiş. Veysel ansızın dönüverince; babasının elinde bulunan bir değneğin ucu öteki gözüne girivermiş. O göz de akıp gitmiş böylece.”



Ali adında bir ağabeyisi ve Elif adında bir kızkardeşi varmış Veysel’in. Tüm aile çok üzülmüş, günlerce gözyaşı dökmüş bu hale. Bundan böyle bacısı elinden tutarak gezdirmeye, dolaştırmaya başlar Veysel’i. Gittikçe içine kapanmaktadır Veysel.



Bezi Insanlar Yer yuzige Allah terepidin mehsus bir wezipe uchun iwetilgen bolidu. u kishiler oz wezipisi ijabi hemirturishi bashqilargha ohshimaydighan yughurulghan bolidu. buni biz ehmeq insanlar,:" Talant,Ijtihad, eqil we qismet " dep bilimiz.


IHTIYARI MUHBIR : MEKKE


Bezi Insanlar Yer yuzige Allah terepidin mehsus bir wezipe uchun iwetilgen bolidu. u kishiler oz wezipisi ijabi hemirturishi bashqilargha ohshimaydighan yughurulghan bolidu. buni biz ehmeq insanlar,:" Talant,Ijtihad, eqil we qismet " dep bilimiz.


IHTIYARI MUHBIR : MEKKE

Unregistered
27-12-11, 16:23
Bezi Insanlar Yer yuzige Allah terepidin mehsus bir wezipe uchun iwetilgen bolidu. u kishiler oz wezipisi ijabi hemirturishi bashqilargha ohshimaydighan yughurulghan bolidu. buni biz ehmeq insanlar,:" Talant,Ijtihad, eqil we qismet " dep bilimiz.


IHTIYARI MUHBIR : MEKKE

“Ne yazık ki bana olmadı kısmet
Düşmanı denize dökerken millet
Felek kırdı kolumu, vermedi nöbet
Kılıç vurmak için düşman başına.



Bugünler müyesser olsaydı bana
Minnet etmez idim bir kaşık kana
Mukadder harici gelmez meydana
Neler geldi bu Veysel’in başına.”


Bu sheirni Uyghur Tiligha terjume qilishim kerek iken dep bildim,

Isit,Isit manga bolmidi qismet,
Hitayni Ara-Yultuzning Sherqige qoghlighanda millet.
Pelek Sundurdi Qolumni ,bermidi purset,
Qilich chapmaq uchun Hitay Bashigha.


Shu Kunler muyesser bolsidi manga,
Minnet qilmas idim, bir Qoshuq Qangha.
Teghdiri putmigen kelmeydu Meydangha,
Nimiler kelmidiki Uyghur millitining Bashigha.

Terjume qilip qoyghuchi,; IHTIYARI MUHBIR : MEKKE