PDA

View Full Version : TÃœrkİye’de Acİlen Bİr TÃœrk DÃœnyasi Lİderlerİ



uygurjan
22-02-06, 11:16
Mehmet Emin BATUR

TÃœRKİYE’DE ACİLEN BİR TÃœRK DÃœNYASI LİDERLERİ

VE TEMSİLCİLERİ TOPLANTISI YAPILMALIDIR

20.02.2006

Dünyada tek bağımsız Türk devleti olma özelliğini koruyan Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığından rahatsızlık duyan bazı devletler Türk milleti arasındaki fikir ayrılıklarını kanlı kardeş kavgalarına dönüştürmek suretiyle yıllar yılı Türkiye’yi siyasi istikrarsızlık girdabına mahkum ettiler.

Türkiye o yıllarda içinde bulunduğu kaos ortamına rağmen, eski Sovyetler Birliğinin işgali altında bulunan ve Batı Türkistan olarak bilinen Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Azerbaycan ve Çin işgali altında bulunan Doğu Türkistan Türkleri tarafından her zaman bir ümit kaynağı olarak görülmüştür.

1990 yılının başlarına kadar Batı Türkistan ( “Türki Cumhuriyetler” değil) Türklerinin Türkiye Cumhuriyeti devletine bakışları değişmeden devam etti. 1990 yılının başından itibaren Sovyetler Birliğinin dağılmasını müteakip her biri birer Bağımsız Türk devleti olarak dünya devletleri arasındaki yerlerini almalarından sonra, Türkiye’nin Batı Türkistan Türk Cumhuriyetlerine yaklaşımını beğenmeyen ve hayal kırıklığına uğrayan Türk Cumhuriyetleri kendi ayakları üzerinde durmaya mecbur oldukları düşÃ¼ncesi ile hareket etmeye başladılar.

Aradan geçen 15 yıl içerisinde Türk dünyası ve Batı Türkistan Türk Cumhuriyetleri ile sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda ilişkiler konusunda yavan davranışlar sergilemeye devam eden Türkiye ne yazık ki; Din, dil, kültür, ve tarih yönünden birlikteliğimiz bulunan Batı Türkistan Türklerini başka devletlerle işbirliği yapmaya zorladı. Komünist Çin’in ve Rusya’nın başını çektiği “Şanghay İşbirliği Örgütü” de Türkiye’nin Türk dünyasına karşı sergilediği bu ilgisiz davranışının bir ürünüdür.

Batı Türkistan Türk Cumhuriyetlerinde yatırımı olan dünya devletleri arasında Türkiye belki en son sıralarda yer almaktadır. Oysaki; Batı Türkistan Türk Cumhuriyetleri sahip olduğu Petrol ve Doğal gazın yanı sıra ticari potansiyel olarak dünyanın en bakir ülkelerindendir. Türkiye bu Türk Cumhuriyetlerine karşı sergilediği ilgisizlikten bir an evvel sıyrılıp her yönlü münasebetlerini yeniden tesis etme yoluna gitmelidir.

Türkiye bu gün içinde bulunduğu geçiş dönemi içerisinde dünyaya AB ve ABD’ye mahkum olmadığı mesajını vermek için en kısa zamanda Türkiye’de bütün Türk dünyası liderlerinin katılacağı geniş çaplı ciddi ve içeriği dolu dolu bir sempozyum düzenlemelidir. Türk dünyası liderler zirvesi sayılabilecek Böyle bir toplantı yapmaktan Türkiye yöneticileri asla gocunmamalı, çekinmemelidir.

Böyle bir organizasyon yapmak, gerek zamanlama açısından, gerek stratejik bir davranış açısından ve gerekse de Türkiye’yi her yönlü olarak köşeye sıkıştırmak isteyen küresel güçlere önemli bir ders vermek açısından çok yerinde ve anlamlı olacaktır. Bu aynı zamanda Türkiye’ye, 15 yıl boyunca Türk dünyası ile tesis etmesi gereken ilişkilerdeki ihmalini kısmi olarak telafi imkanı da verecektir.

Türk dünyasını göz ardı ederek ne pahasına olursa olsun batıya ve ABD’ye entegre olmaya çaba sarf eden bir Türkiye kendisini bir çıkmaz sokağa hapsediyor demektir. Türkiye’den AB ve ABD ile ilişkilerini tamamen koparmasını kimse istemiyor. Fakat, Türkiye’den de, AB ve ABD uğruna Türk dünyasından ve diğer dünya devletlerinden uzaklaşmasını hiç kimse isteyemez…

. Mustafa Kemal Atatürk’ün “…Onlar bizim Kardeşlerimizdir. Onların bize gelmesini bekleyemeyiz. Bizim onlara gitmemiz gerekir” dediği insanlar Türk dünyasındaki kardeşlerimizdir.

Şunun çok iyi bilinmesi gerekir ki; Türkiye’nin Türk dünyasından uzaklaşma yada kopma gibi bir hakkı yoktur. Türkiye Türklerini Türk dünyasından uzaklaştırmaya yada koparmaya çalışanlar olursa, yüce Türk milleti ve Türk dünyası asla affetmeyecek ve bir gün mutlaka onlardan hesap soracaktır