PDA

View Full Version : turkiy din



hwver
23-01-06, 06:07
Mehmet Emin BATUR

ÇİN EN ÇOK TÃœRKİYE’DEKİ DOĞU TÃœRKİSTANLILARDAN RAHATSIZ (1)

21.01.2006

Ãœlkelerinin Çin işgaline uğraması Doğu Türkistanlılar için ne denli elem verici bir hadise ise de, 1950’li yıllardan itibaren Doğu Türkistan’ın kurtuluş davasına etkili bir şekilde hizmet edebilmek için Türkiye’ye ulaşabilme şansını elde eden Doğu Türkistanlılar kendilerini oldukça şanslı saymaktadırlar.

Dünyanın değişik ülkelerine göç eden Doğu Türkistanlılar hemen her ülkede mümkün olduğunca sivil örgütlenmeler ile birbirlerine kenetlenerek yaşamlarını sürdürüyorlar. Fakat Çin ise, daha ziyade Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlıları kendileri için tehdit olarak görmektedirler. Çünkü; Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlıların Türk oldukları bilinci içinde olduklarını, sosyokültürel bağlarla da Türkiye Türkleri ile iç içe kenetlendiklerini, duygu ve düşÃ¼nce olarak ta bir bütün olduklarının idrakindeler.

İşgalci Çin devleti Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlılardan endişe duymakta haklımıdır? Diye sorulacak olursa, evet haklı! Zira, Türkiye Doğu Türkistanlılarına kimlikleri sorulduğunda öncelikli olarak kendilerini Uygur Türk’ü, Kazak Türk’ü olarak tanımlarlar. Gerçeğin ta kendisi olan bu tanımlama ile Doğu Türkistanlılar aynı zamanda 250 milyonu aşkın dünya Türklüğü ile bir bütün olduğunu ve böylece de büyük bir güç kaynağını arkasına alarak hareket etmekte olduklarını ortaya koymaktadırlar.

Çinliler elli yılı aşkın bir süre boyunca Fikir babaları olan Rusya’dan örnek alarak Doğu Türkistan Türklerine Türk değil Uygur olduklarını ve yaşadıkları bölgenin de(Doğu Türkistan) Çin tanımı ile “Uygur Özerk Bölgesi” olduğu yolunda dayatmalar yapmışlarsa da Doğu Türkistan Türklerine Türk oldukları gerçeğini unutturamamışlardır. Fakat, batı Türkistan Türklerine Türk olduklarını unutturma girişiminde Rusya oldukça başarılı olmuştur.

Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un "Türkiye'ye giden çocuklarımız Türk olarak geri dönüyorlar. Özbek olarak kalamıyorlar. Biz buna razı olabilmeyiz." (Öksüz, 1998:31) sözleri bu yöndeki Sovyet politikasının ne derecede başarılı olduğunu açıkça göstermektedir…

Başta İsa Yusuf ALPTEKİN ve Mehmet Emin BUĞRA Beyler olmak üzere Türkiye’de Doğu Türkistan davasını yürütenler, defalarca umdukları ilgi ve alakayı görmemelerine ve verilen sözlerin yerine getirilmediğine şahit olmalarına rağmen zaman, zaman görüştükleri Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine Doğu Türkistan’ın içinde bulunduğu ahvali anlatmaktan geri durmamışlardır.

Türkiye Yetkililerinin Doğu Türkistan konusunda farkında olmadan yaptıkları en etkili icraat, 1990’ların başında eski Sovyetler Birliğinin dağılması sonrasında 5 Türk Cumhuriyetinin daha ortaya çıkmasının estirdiği rüzgârdan istifade ile devletin hemen her kesiminden kişilerin her fırsatta “21. Asır Türk Asrı Olacak”, “Adriyatik’ten Çin Seddine Türk Dünyası” sözlerini tekrar etmiş olmaları oldu…

Türkiye’deki bu söylemden en çabuk etkilenen ülke Komünist Çin devleti oldu. Çin hükümeti Türkiye’de söylenen ve kendi işgal idaresi altında olan Doğu Türkistan’ı da içine alan bu söylemlerden oldukça büyük rahatsızlık duymaya başladı. Çünkü bu sloganların altında yatan gerçek, Batı Türkistan Türk Cumhuriyetleri gibi Doğu Türkistan’ın da bağımsız bir Türk devleti olmaya aday bir ülke olduğunu çağrıştırıyordu.

Türkiye’de çok geç telaffuz edilmeye başlanan bu sözler aslında 1944 yıllarında feraset ve cesaret sahibi Türk Milliyetçileri tarafından söylenmiş, ama onlar çok ağır biçimlerde sürgün ve zindanlarda cezalandırılmışlardı…