PDA

View Full Version : East Turkistan is not taken into account in Sino-Turk financial relations!



Unregistered
01-10-09, 09:57
Çin 14.2 milyar dolar fark atıyor bizimkiler ‘Maşallah’ta buluşuyor


Vahap MUNYAR

26.09.2009




DIŞ ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ve beraberindeki 90 kişilik heyetle Çin’deyiz... Çağlayan, son dört ayda Çin’i üçüncü kez ziyaret ediyor.


Şimdiki ziyaretin ana nedeni yarın Pekin’de gerçekleşecek Karma Ekonomik Kurul (KEK) toplantısı... Öncesinde ilk durağımız Şanghay’dayız...

Zafer Çağlayan başkanlığındaki “bilgilendirme” toplantısında Şanghay Ticaret Ataşesi Serdar Afşar, Türk işadamlarını uyardı:

· Çin’de ortaklarınızı seçerken bizden yardım isteyin. Size yüzde 90 en doğru, güvenilir bilgiyi iletiriz.

· Markanızı mutlaka tescil ettirin, taklitlere karşı kendinizi korumaya alın.

· Mevzuatı iyi inceleyin. Bu konuda profesyonel destek almayı ihmal etmeyin.

Serdar Avşar, Şanghay’daki Türk işadamlarını buluşturan bir etkinliğe dikkat çekti:

- Her ayın son perşembe akşamı Şanghay’daki işadamlarıyla biraraya geliyoruz. Bu akşam toplantı en kalabalık şeklini aldı. Buluşmanın adını Başkonsolosumuz “Maşallah” koydu.

Zafer Çağlayan, Şanghay Başkonsolos’u Murat Ünlü’ye söz verirken, “Maşallah”ı sordu:

- Sayın Bakanım, Şanghay’daki Türk işadamlarını her ay bir araya getiriyoruz. Toplantılara katılanlara da nazarlık olarak birer yaka iğnesi takıyoruz. Bu
yüzden buluşmanın adı “Maşallah” oldu.

Murat Ünlü, 3 yıldır Şanghay’da Başkonsolos:

- Türk işadamları dünyanın birçok noktasında çok başarılı işlere imza atıyor. Çin’e gelince kendisini “sudan çıkmış balık” gibi hissediyor.

Ünlü, Çin’deki Türk işadamlarını örgütlü hareket etmeye çağırdı:

- Çin’de iş yaparken artık yeni bir duruş gerekiyor.

Çin’le ticaretimizdeki uçurumu Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ortaya koydu:

- 2001’de toplam ihracatımız 31.3 milyar dolardı, 2008’de 132 milyar dolara çıktı. GSMH içindeki payı yüzde 17’ye yükseldi. 2001’de Çin’e 200 milyon dolarlık ihracat yapılıyordu. 2008’de 1.4 milyar dolara yükselttik ama...

Büyükekşi’nin araya eklediği “ama” çok önemliydi:

- 2001’de Çin’den 926 milyon dolarlık ithalatımız vardı. 2008’de 15 milyar doları aştı. Yani ithalatımız 15 kat, ihracatımız 5-6 kat arttı.

Bunun üzerine Zafer Çağlayan, 23 gün önceki seyahatinde Çin Başbakanı’ndan aldığı mesajı aktardı:

- Aramızdaki ticaret “dengeli” büyümeli...

Çağlayan, bu mesajı, dün sabah Çinli işadamlarının katıldığı toplantıda da yineleyip ekledi:

- Türkiye’yi Avrupa ve çevremizdeki ülkeler için üretim üssü olarak görün. Gelin, yatırım teşviklerimizden de yararlanın.

Tüm çabalara karşın, Çin’le aramızdaki ticarette durum özetle şöyle:

Çin, bize 14.2 milyar dolar fark atıyor, bizimkiler “Maşallah”la yürüyor...

Peki, “Maşallah”, Çin’le “dengeli ticaret”i sağlamaya yeter mi?

THY, Çin’e haftada 21 sefer yapmak istiyor

DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan ile TİM Başkanı ve Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyükekşi’nin Çin’den öncelikli isteklerinden biri şu:

- THY, 5’i Pekin, 5’i de Şanghay olmak üzere Çin’e, haftada 10 kez uçuyor. Sefer sayısının Pekin, Şanghay ve Guanzo’ya 7’şer olmak üzere haftada 21’e çıkmasını bekliyoruz.

Mehmet Büyükekşi, bir noktanın altını çizdi:

- Daha önce THY, haftada 7 kez Pekin-Şanghay ortak uçuşu yapıyordu. Doluluktan pek memnun değildik. Şimdi Pekin’e 5, Şanghay’a 5 ayrı uçuş yapıyoruz. Doluluk oranımız yükseldi. 21’e çıktığımızda iş hacminin daha da artacağını düşünüyoruz.

Rusya’nın çeşitli noktalarına haftada toplam 60 sefer yapan THY’ye Çin’e haftada 21 sefer yapmak yeterli gelir mi?

Alkışlayın iyi gelir

DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan, Şanghay’daki toplantıda salona bir tavsiyede bulundu:

- Konuşmacıları alkışlayın...

Sonra, alkışın üç yararını sıraladı:

· Konuşana: Konuşanı, iş yapanı alkışlayın, gaz verin.

· Alkışlayana: Alkışlamak sizin için spor sayılır.

· Uyuyana: Alkış, toplantıda uyuklayanı uyandırır.

Unregistered
01-10-09, 10:01
Çin, Türkiye tahviline sıcak bakıyor, ticarette yerel para gündeme geliyor



Vahap MUNYAR

29.09.2009


DIŞ ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın Çin seyahatinin son günü Pekin...


Saat 11.00’de Pitssburhg’daki (ABD) G-20 toplantısından dönen Çin Ticaret Bakanı Chen Deming’le Çağlayan’ın ikili görüşmesi, ardından da Karma Ekonomik Komisyon (KEK) protokolünün imza töreni var...

KEK imzasını izlemeye gitmek için kaldığımız otelin lobisinde bekliyoruz. Ancak, Çağlayan ve ekibinde bir hareket yok. Biraz sonra Çağlayan, çay içmeye çağırdı:

- Mevkidaşım (Çin Ticaret Bakanı) ABD’den döner dönmez hastaneye kaldırılmış. Apandisit ameliyatına alınmış.

O an için bunun anlamı şuydu: “Çağlayan, Pekin’de resmi görüşme yapamadan, 16’ncı KEK protokolü imzalanamadan dönecek.”

Bunun üzerine 4-5 saatlik turistik program yapmayı planlarken, yeni program bilgisi geldi:

- Türkiye’nin Pekin’deki Ticaret Merkezi’nde Kayı İnşaat’la Çinli enerji santralları ekipman üreticisi Harbin’in imza töreni var.

Hemen rotamız Türk Ticaret Merkezi’ne döndü. Çağlayan mutluydu:

- Büyük bir evliliğe tanıklık ediyoruz. Kayı İnşaat, Belarus’ta proje bedeli 1 milyar doların üzerinde olan bir termik santral yapacak. Çin’in ve dünyanın enerji santralları ekipman devi Harbin de ekipmanları sağlayacak. Çin tarafı finansman konusunda da yardımcı olacak.

Çin’de atılan en somut imzalardan birinin ardından Çağlayan, Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Murat Esenli, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Erdal Bahçıvan, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Burkay ve Ali Kibar’ın da yer aldığı heyetle birlikte Çin Eximbank’ının Başkanı Li Ruogu’yla görüşmeye gitti.

Çağlayan ve heyet yoldayken yeni bir bilgi daha ulaştı:

- Çin’in ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Wang Qıshan ile ikili görüşme gerçekleşecek.

Çin Başbakan Yardımcısıyla görüşme uzun sürünce Çağlayan’ın son değerlendirme toplantısı Şanghay-İstanbul uçağına kaldı. Pekin’den Şanghay’a 2 saat 15 dakikalık uçuştan sonra Pekin’de işlemler için THY kontuarına koştuk:

- Uçakta fazla yolcu sorunu var. Bazılarımız bir gün sonraya kalabilir.

Önce fazla yolcu karmaşası, sonra havalimanındaki trafik yoğunluğu derken 1.5 saatlik gecikmeyle havalandık. Ön tarafa geçip, Çağlayan’ı dinledik:

* Çin Başbakan Yardımcısı’yla çok olumlu görüşme yaptık. Çin’in Türk tahvillerine yatırım yapması beklentimizi kendisine aktardım. Faiz avantajımızı da anlattım. Çin’e özel tahvil de çıkarabileceğimizi söyledim. İki tarafın Hazine bürokratları konuyu inceleyecek.

* Ayrıca, kendisine yerel parayla ticaret önerisi götürdüm. O konuda da, “Merkez bankalarımız konuyu görüşsün” dedi.

* KEK anlaşmasının metnini teknik heyetler hazırlamıştı. Ben imzalayıp, onlara ilettim. Çinli mevkidaşım da imzalayıp,bize gönderecek. Yani, KEK’e
imza attık.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün seyahatinden beri Çin’in 2.4 trilyon dolarlık rezervinden birkaç milyar doları Türkiye tahvillerine çekme çabası var...

Çin, bizim tahvillere 10 milyar dolar yatırsa, Uluslararası Para Fonu’na (IMF) diklenme katsayımız yükselir mi?

Tavuk kanadına kapı açılıyor taklide karşı savaş başlıyor

DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan, kimi Çin’le KEK protokolünde yer alan, kimi ikili görüşmelerde kararlaştırılan konuları şöyle özetledi:

* Çin, tavuk kanadının en büyük müşterisi. Kuş gribi yüzünden bizden alımı kesmişti. Dolaylı yoldan 15 milyon dolarlık ihracatımız vardı. Yasak bir hafta içinde kalkabilir. Çin’e yılda 40 milyon dolarlık tavuk kanadı satabiliriz.

* Çin’e, mavi küf hastalığı nedeniyle tütün ihracatımız durmuştu. Gelip inceleme yapacaklar, Türk tütününe Çin kapısı yeniden açılacak.

* Altyapı, müteahhitlik, teknik müşavirlik alanlarındaki mevcut işbirliği güçlendirilecek. Üçüncü ülkelere dönük işbirliği gelişecek.

* Çin, başta 3’üncü Boğaz Köprüsü olmak üzere büyük alt yapı projelerimizle ilgilenecek.

* Aramızdaki 17 milyar dolarlık ticaretin dengeli hale gelmesi için gereken yapılacak.

* Türkiye’ye taklit mal gönderdiği saptanan Çinli şirket, kendi ülkesinde cezalandırılacak. Böylece taklit ürün ithalatının önü kesilecek.

* Çin Eximbank’ı, Türk Eximbank’a kaynak desteği verecek.

Shangri-La’ya arsa önerisi götürenler var

DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan ve heyetinin Şanghay’da konakladığı Pudong Shangri-La Oteli’nin Genel Müdürü ve Grubun Başkan Yardımcısı Çetin Şekercioğlu’nun, “İstanbul’da otel yatırımı yapmak için yer arıyoruz” sözleri üzerine kendisiyle ilk irtibata geçen, Başbakanlık Yatırım Ajansı Başkanı Alparslan Korkmaz oldu...

Zafer Çağlayan’la birlikte Çin seyahatine katılan Korkmaz, Şekercioğlu’da, “Yatırım Ajansı olarak her türlü yardıma hazırız” mesajı verdi...

Şekercioğlu, Korkmaz’a teşekkür ederken, bir bilgiyi de iletti:

- Bizim yer aradığımızı Hürriyet’ten öğrenen iki arsa sahibi benimle irtibata geçti. İlk fırsatta kendileriyle görüşeceğiz.

Shangri-La gibi bir grubun İstanbul’a gelmesi, Uzakdoğu’dan Türkiye’ye yeni açılımların yoluna ışık tutacak...

Unregistered
01-10-09, 10:04
Expo Şanghay 2010’da Avrupa Grubu’na girme pazarlığı bir yıl sürdü



Vahap MUNYAR

27.09.2009


DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan’ın işadamları bölümünün organizasyonunu Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin gerçekleştirdiği Çin gezisinin ikinci günü...


Zafer Çağlayan, Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Murat Esenli, Şanghay Başkonsolosu Murat Ünlü, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Erdal Bahçıvan ve Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Burkay’la birlikte Expo Şanghay 2010’un gerçekleşeceği alandayız.

İçimizde İzmir’in son anda Expo 2015’i Milano’ya (İtalya) kaptırmış olmasının burukluğuyla Çağlayan’a verilen brifingi izliyoruz:

- 5.6 kilometrekare alanda gerçekleşen Expo 2010 yatırımı 15 milyar doları buluyor. 1 Mayıs 2010’da başlayacak etkinliklerde 194 ülkeden 241 katılımcı bulunacak. 70 milyon ziyaretçinin beklendiği Expo 2010, bugüne kadar gerçekleşenlerin en büyüğü olacak.

Ardından masanın üzerindeki maketin başına Türkiye’nin Expo Şanghay 2010 Komiseri Büyükelçi Sencar Özsoy geçti:

- Maketini gördüğünüz Türkiye pavyonu 2 bin metrekare alana yayılıyor. Pavyonun, simgesi için dünyanın bilinen ilk toplu yerleşim yeri olan Çatalhöyük seçildi. Temamız “Daha İyi Şehir, Daha İyi Yaşam” olacak.

Çağlayan ve beraberindekiler Expo Şanghay 2010’un büyük maketini inceledi. Büyükelçi Özsoy, bir ayrıntıya dikkat çekti:

- Biz burada Avrupa Grubu’nda yer alıyoruz.

Azerbaycan’ın da aynı grupta yer aldığını görünce sordum:

- Avrupa grubunda Azerbaycan’ın ne işi var?

- Onlar da kendileri öyle istemiş olabilirler... Çünkü biz de Avrupa Grubu’na geçmek için epey uğraştık.

- Neden?

- Expo Şanghay 2010 yönetimi bizi daha önce Asya grubu arasında göstermişti. Biz, “Avrupa Grubu içinde yer almalıyız” diye itiraz ettik.

- Onlar da hemen yer değişikliği yaptılar mı?

- Pek kolay olmadı. Tam bir yıl müzakere yaptık. Onlar, “Biz Türkiye’nin Asya’da yer almasını isteriz” diye tutturdu. Müzakere sonunda Avrupa Grubu’na adımızı yazdırıp, bayrağımızı yerleştirdik.

Türkiye’nin Avrupa macerası ne kadar sabır isteyen bir iş değil mi?

Bir fuar etkinliği formatındaki Expo 2010’da bile Avrupa ülkeleri arasına girmek için müzakere bir yıl sürdüyse, gerisini siz düşünün...




Kayı İnşaat, Çinlilerle Belarus’ta 1.2 milyar dolara termik santral yapacak



DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan’ın beraberindeki işadamları arasında Kayı İnşaat’ın ortağı Orhun Kartal da bulunuyor...

Çağlayan, Kartal ve ortağı Coşkun Yılmaz’la birlikte Litvanya’nın başkenti Vilnius’a Kayı İnşaat’ın yapımını gerçekleştirdiği Alman Ece Grubu’na ait alışveriş merkezinin açılışına gitmişti... Töreni ben de izlemiştim.

Orhun Kartal’a sordum:

- Zafer Çağlayan, “Çin, 51 müteahhitlik şirketiyle dünyada birinci. Türkiye, 35 müteahhitle dünya ikincisi. Birlikte üçüncü ülkelerde iş yapabiliriz” diyor. Sizin Çinliler’le işbirliğiniz olacak mı?

- Bir Çinli grupla önemli aşamaya geldik. Belarus’ta bir termik santral projesinin gerçekleştirmemiz söz konusu olacak.

- Projenin boyutu ne kadar?

- 1.2 milyar dolar...

Zafer Çağlayan, sık sık üzerinde durduğu noktayı bir kez daha yineledi:

- Çin, Türkiye için korkulu rüya değil, önemli fırsattır. Türkiye, Çinliler için yatırım üssü olabilir. Bizdeki teşvikler de Çin’dekinden daha çekici.. Otomotiv sektöründen 4-5 grup yatırım için zemin yokluyor. Cherry, Geely ve DFM bunlar arasında ilk sıralarda.

Kayı İnşaat’ın Çinliler’le işbirliği, Cherry’nin, Geely’nin Türkiye’ye yatırımları gerçekleştikçe, işin “fırsat” yanı daha iyi anlaşılacak.



Çağlayan için trafik kapanıyor



EXPO Şanghay 2010’un gerçekleşeceği alana giderken Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın konvoyuna girdik...

Geçtiğimiz yollarda anında trafik durduruluyor, konvoydaki 15-20 araca öncelikle yol veriliyor.

Sohbet sırasında Zafer Çağlayan da bu noktayı irdeledi:

- Çinli dostlarımız bize üst düzeyde protokol uyguluyorlar. Normalde bir bakan için trafiğin durdurulması yaygın bir tutum değildir. Sağolsunlar bize böyle bir konukseverlik gösterdiler.

Peki daha önce Türkiye’den Çin’e konuk olan bakanlar için böyle bir uygulama yapılmış mıydı?

Kürşad Tüzmen’in Devlet Bakanlığı döneminde Çin gezilerinde bulunan bir bürokrat yanıtladı:

- Kürşad Bey için trafik durdurulmamıştı. Şimdi trafiğin durdurulması belki de Sayın Çağlayan’ın 23-24 gün önceki Çin seyahatinde Urumçi’de karşılaştığı tatsız tutumdan kaynaklanıyor olabilir.

Her neyse... Çağlayan’a uygulanan protokol, Çin’in Türkiye’ye verdiği önemi
ortaya koyuyor.



Uzakdoğu’nun ünlü oteli Shangri-La, yatırım için İstanbul’da yer arıyor



DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan’ın ciroları toplamı 100
milyar doları aşan 17 Çinli şirketin CEO’larıyla buluştuğu yemeğin ilk bölümünü izliyoruz...

Çağlayan, yemeğe katılan Çinli’leri sıralarken bir kişiye özel dikkat çekti:

- Aramızda içinde bulunduğumuz Pudong Shangri-La Oteli’nin Genel Müdürü Çetin Şekercioğlu da var.

Bu bilgi üzerine masadaki Türk işadamları Şekercioğlu’nu alkışladı. Çağlayan sürdürdü:

- Çetin Bey’in bana aktardığına göre, Shangri-La Grubu, İstanbul’da otel yatırımı için girişimlerde bulunuyor. Umuyorum bir yıl içinde bu yatırımın anonsunu duyarız.
Zaten, Türkiye’ye yatırım sözü almadan buradaki Çinli CEO’ları bırakmak yok...

Şanghay’dan Pekin’e doğru
yola çıkmadan Çetin Şekercioğlu’yla konuştuk:

- Kaç yıldır Shangri-La Grubu’ndasınız?

- 16 yıldır gruptayım. Ben aynı zamanda grubun Başkan Yardımcılığını yürütüyorum.

- Daha önce nerelerde görev yaptınız?

- Ben turizmin içine doğmuş sayılırım. Antalyalıyım. Ailemiz turizmciydi. Daha sonra Ankara Hilton ile İstanbul SwissOtel’in açılışları sırasında yönetimlerinde görev aldım. 17 yıl önce de buralara geldim.

- İstanbul’da Shangri-La yatırımı için planlarınız nedir? Yakın zamanda yatırım görünüyor mu?

- Aslında 4-5 yıldır arayışımız var… Shangri-La’ya uygun bir yer olsun istiyoruz. Arada anlaşma aşamasına geldiğimiz yerler oldu ama gerçekleşemedi.

- Peki doğrudan yatırıma mı geleceksiniz, yoksa mevcut tesislerden birini düşünüyor musunuz?

- Bizim asıl hedefimiz kendi yatırımımızı gerçekleştirmek. Ancak, uygun tesis bulursak işletmeyi de düşünebiliriz...

- Yatırım miktarı konusunda öngörünüz nedir?

- Tümüyle İstanbul’da bulacağımız yere bağlı... Örneğin İstanbul’da Boğaz kıyısında çok güzel okul binaları var... Onlardan birinin yeri bize verilse muhteşem olur...

- Shangri-La’da çoğunluk hisse kime ait?

- Merkezimiz Hong-Kong’da... Malezya kökenli Çinli bir işadamı grubun çoğunluk hisselerini elinde tutuyor...

Uzakdoğu’nun
yıldızı Shangri-La İstanbul’a gelsin diye tarihi okul binalarından birini feda eden çıkar mı?