PDA

View Full Version : turkiye ministiri erdugan



hewerqi
10-07-09, 09:49
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çin'in Sincan-Uygur Özerk Bölgesi için Türkiye'den ayrılırken kullandığı "vahşet" ifadesinin arkasında olduğunu belirterek, "Yüzlerce insanın öldürüldüğü, bini aşkın kişinin yaralı olduğu bir olayı, adeta bir soykırımı başka bir kelime ifade etmez" dedi.



G-8 zirvesi için bulunduğu İtalya'da bölgede yaşananları liderlerle görüşmelerinde de gündeme getirdiğini ifade eden Erdoğan, "İkili görüşmelerde kimse hayır şöyledir demiyor. Herkes bu olayı hakikaten baya sıkıntılı bir şekilde değerlendiriyor. Bu durumun üzerinde de hassasiyetle eğilmek gerekir diye düşünüyorlar. Ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Çin daimi üye biz geçici üye. Orada da bu işin değerlendirilmesi, görüşülmesi gerekir diye de düşünüyorum. Bunu da dönünce ayrıca değerlendireceğiz." diye konuştu.

Konuşmasının başında üç gündür devam eden G-8 zirvesinin, gıda güvenliği ile ilgili görüşmelerle tamamlanmış olduğunu belirten Erdoğan, toplantıda gıda güvenirliğinin sürdürülebilirliği, dünyadaki bir milyar açlık noktasındaki insanın açlığının giderilmesine yönelik alınması gereken tedbirler, bu tedbirlerin gerek teknolojik noktada ve ağırlıklı olarak Afrika'ya yönelik neler yapılabileceği, bu konuda nasıl bir dayanışma ve koordinasyon olması gerektiği, izleme komitelerinin oluşturulması ve bunlarla ilgili neler yapılabileceği noktasında tespitler yapıldığını kaydetti. Erdoğan, "Kasım ayında forumun zirvesinde de bu çalışmaların bilimsel alanda uzman kadrolar tarafından devam ettirilmesi müzakere edildi." dedi.

Ardından Başbakan Erdoğan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan'a ilk olarak IMF Başkanı ile yaptığı görüşme ve Avrupa liderlerinin olduğu bir toplantıda yer alması ve burada Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili olarak nasıl bir görüş alışverişi olduğu soruldu.

IMF BAŞKANI İLE GÖRÜŞEN ERDOĞAN: "ANLAŞMA EYLÜL'DEKİ TOPLANTI SONRASINA KALMASIN DEDİK"

IMF Başkanı ile Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da katıldığı bir toplantı yaptıklarını belirten Başbakan Erdoğan, "IMF başkanına genel çerçeve noktasında 'bu çalışmayı süratle gerek mali disiplin, gerekse yapısal değişiklikler noktasında bu ay, önümüzdeki ay içerisinde bunu bir neticeye kavuşturursak, biz de bundan memnun oluruz' dedik." diye belirtti. 28 Eylül'de Türkiye'de IMF'nin uluslararası toplantısının yapılacağını hatırlatan Erdoğan, "Bu toplantının sonrasına kalmasın istiyoruz dedik." diye ekledi. IMF başkanının da bu konuda memnuniyetlerini ifade ettiklerini belirten Erdoğan, "Ali bey başkanlığında bu çalışmayı bu ay ya da önümüzdeki ay içerisinde yoğun bir şekilde sürdürecekler. Temenni ederim ki neticeye varırız" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, Avrupa liderleriyle yaptığı toplantıya ilişkin olarak ise Türkiye'nin AB üyeliği konusunun genelde değil özelde konuşulduğunu söyledi. AB dönem başkanı İsveç başbakanı ile özelde görüştüğünü söyleyen Erdoğan, "Orada kendi samimi yaklaşımlarını yine her zamanki gibi ifade ettiler."dedi. Bu konuda Başmüzakereci gerekse de dışişleri bakanlarının irtibatlarını sürdüreceklerini dile getiren Erdoğan, "Bizler şu anada parlamento dışında yapabileceğimiz çalışmaları yapmak suretiyle, Meclis çalışmalarının açılacağı döneme kadar alacağımız mesafeleri almayı planlıyoruz. Onu da kendileriyle müzakere ettik" dedi.

VAHŞET İFADESİNİN ARKASINDAYIM, ADETA BİR SOYKIRIM

Erdoğan'a ardından, Türkiye'den ayrılmadan önce vahşet nitelemesi kullandığı Çin'in Sincan-Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşananları zirvede gündeme getirip getiremediği soruldu. Erdoğan da bu soruya cevaben burada görüştüğü başbakanlara ifadelerini ilettiğini kaydetti. "Vahşet ifadesini Türkiye'de zaten kullandım ve onun da arkasındayım. Yüzlerce insanın öldürüldüğü, bini aşkın kişinin yaralı olduğu bir olayı, adeta bir soykırımı başka bir kelime ifade etmez. Bunu hem bir soydaş hem de aynı değerleri paylaşan biri olarak söylemek durumdayız" dedi.

Erdoğan ardından şöyle devam etti: "Bir taraftan evrensel değerleri konuşacağız, insan haklarını konuşacağız. Öbür taraftan bunlara seyirci kalacağız. Bu olacak iş değil. Bu nerden gelirse gelsin, hangi değerleri paylaşırsa paylaşsın, eğer insan öncelikli bir dünyayı paylaşıyorsak bu konuda ikili ilişkiler veya menfaatler değil insan önce çıkmalı ve insana yönelik bu noktada dünyadaki tüm ülkeler el ele vermeli diye düşünüyorum. Böyle inandığım için de orada çıkarları değil bunu düşünmek zorunda olduğumuzu söylüyorum. Ve adaletli bir yaklaşımla buradaki failler üzerinde gerekli yaptırımların ortaya ve uygulamaya koyulmasını bekliyoruz. İstediğiniz budur. Bundan daha doğal bir şey de olamaz."

KONU BM'DE DE GÖRÜŞÜLMELİ VE DEĞERLENDİRİLMELİ

Bu düşüncelerini, görüştüğü liderlere de ilettiğini ifade eden Erdoğan, "İkili görüşmelerde kimse hayır şöyledir demiyor. Herkes bu olayı hakikaten baya sıkıntılı bir şekilde değerlendiriyor. Bu durumun üzerinde de hassasiyetle eğilmek gerekir diye düşünüyorlar. Ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Çin daimi üye biz geçici üye. Orada da bu işin değerlendirilmesi, görüşülmesi gerekir diye de düşünüyorum. Bunu da dönünce ayrıca değerlendireceğiz." diye ekledi.

Erdoğan bir soru üzerine zirvede hemen hemen bütün liderlerle görüştüğünü dile getirdi.

Erdoğan'a daha sonra G-8 formatının G-14'e dönüştürülmesi ve bu formatın içinde Türkiye'nin olma ihtimali soruldu. Erdoğan ise kendisinin katıldığı oturumlarda bu konunun gündeme gelmediğini; ancak kulislerini duyduğunu kaydetti. G-14 tezini savunanlar olduğu gibi G-20 tezini savunanların da olduğunu kaydeden Erdoğan, "Öyle zannediyorum ki bu konuda Pittsburgh'da biraz daha farklı bir durum arz edecektir. Bunun için BM toplantısını bekleyelim. Bu konu orada daha geniş bir şekilde gündeme gelecektir" dedi.

(CİHAN)